YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3481
KARAR NO : 2013/5879
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında Yayla Köyü 3337 parsel sayılı 291 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … kullanımında olduğu açıklanmak suretiyle 2/B madde uygulaması gereğince tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacılar, 24.06.2010 günlü dava dilekçesi ile; 3337 sayılı parselin sınırında bir kısım taşınmazı da kullandıkları halde, parselin eksik ölçüldüğünü, bu kısmın da 3337 nolu parsele ilave edilerek, beyanlar hanesine adlarına zilyedlik şerhi verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesine dava açmışlar; mahkemece, dava konusu yere tutanak düzenlenmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya genel mahkemeye aktarılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu (A) harfi ile işaretli 863,66 m2 bölümün 2/B niteliğiyle Hazine adına tesciline ve davacıların kullanımında olduğunun beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosu sırasında, tutanak düzenlenmeyen dava konusu taşınmaza, Hazine adına tutanak düzenlenerek, beyanlar hanesine kullanıcı olarak adının yazılması istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1940 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 21/05/1993 tarihinde ilân edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Kullanım kadastrosuna başlamadan önce, ilk olarak 2/B paftalarının aplikasyonları yapılır, varsa teknik hatalar düzeltilir ve kullanım kadastrosu bu sınırlar içinde yapılır. Kullanım kadastrosu çalışmasına tâbi 2/B parseli içinde bulunduğu halde, aplikasyon ve teknik hatanın düzeltilmesi çalışmaları sırasında yapılan yanlışlıklar sonucu kullanım kadastrosu sınırları içine alınmayan taşınmazlar varsa, kadastro komisyonunun, 2/B niteliğiyle kesinleşen bir taşınmazın bu alan dışında bırakma yetkisi bulunmadığından, bu taşınmazların 2/B niteliğiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun ve kullanıcısının tesbiti amacıyla dava açılabilir ise de tapuya tescili ancak 2/B niteliğindeki taşınmazların maliki Hazine tarafından istenebilir.
Somut olaya gelince; davacı, kullanım kadastrosu sırasında, 2/B parseli kapsamında olduğu halde, aplikasyon ve teknik hataların düzeltilmesi işlemi sırasında 2/B parselinin bir bölümünün kullanım kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ve bu bölüm üzerinde kalan bir kısım taşınmazların kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, sözkonusu taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tescili ve kendi adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmış, mahkemece talep kabul edilerek dava konuyu yerin Hazine adına tesciline karar verilmiş olması yukarıda açıklanan nedenle doğru olmadığı gibi çekişmeli taşınmazın niteliği
konusunda yapılan araştırma da yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın P.I numaralı 2/B poligonu içinde kaldığı, ancak hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporlarında tesbit edilen 2/B sınır noktaları arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik bulunmadığı gibi dosyada bulunan aplikasyon ve 2/B haritası ile de benzerlik bulunmamaktadır. Orman kadastro haritası ile çelişen bilirkişi rapor ve krokisine dayanılarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle kesinleşmiş orman tahdit ve 2/B tutanakları, haritaları, bu haritaların tesisine esas ölçü krokisi, ölçü ve hesap çizelgeleri getirtilmeli, bundan sonra Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda bir uzman orman mühendisi, bir harita mühendisi bilirkişiden oluşacak fen bilirkişi kurulu yardımıyla mahallinde aynı 2/B poligonu içindeki dava konusu olan başka parseller varsa bunların dosyaları da getirtilerek yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, uzman bilirkişi kurulu yardımıyla, 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi gereğince yapılan orman sınır düzeltme çalışmasının, kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B çalışması tutanak ve haritalarına uygun olarak yapılıp yapılmadığı araştırılmalı; kesinleşmiş orman kadastrosu, varsa aplikasyon ve 2/B haritaları ile Ek 4. madde gereğince düzeltilen 2/B kullanım kadastrosu sınırlarına ilişkin paftalar, ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek tüm P-I nolu 2/B poligonunun tümü görülecek biçimde dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların konumları işaretlenmeli; orman kadastro haritasındaki sınır noktaları, aplikasyon haritasındaki sınır noktaları ve Ek-4 çalışmasıyla düzeltilen orman sınır noktaları, kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilmek suretiyle bilirkişilerden denetime elverişli rapor ve harita alınarak 2/B parseli sınırı ile EK-4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sınırının çakışıp çakışmadığı; çakışmıyorsa, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 2/B sahası içinde kalıp kalmadığı kesin ve denetime elverişli şekilde saptanmalıdır. Yapılacak inceleme ve araştırma sonunda, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin Ek-4. madde uyarınca yapılan düzeltme sınırının dışında ancak kullanım kadastrosuna tâbi olan 2/B sahasının içinde olduğunu ve davacının kullanımında olduğu anlaşılması halinde, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 2/B niteliğiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun ve kullanıcısının davacı olduğunun tesbitine; Ek-4. madde uyarınca oluşturulan sınır hattının doğru olduğu ve çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 2/B sahası dışında kaldığının anlaşılması halinde ise davanın reddine karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan şekilde inceleme yapılmaksızın ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.