Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/434 E. 2012/6386 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/434
KARAR NO : 2012/6386
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : Hazine – Orman Yönetimi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, … köyü Güney Kolu mevkiinde bulunan 513 ve 514 parsel nolu taşınmazların, yapılan kadastro tespiti neticesinde orman olarak tescil edildiğini, ancak, taşınmazların orman olmadığı ve kendi zilyetliğinde bulunduğu iddialarıyla, … köyü 513 ve 514 nolu parsellerin tamamının 2/B niteliğiyle tescili ve taşınmazların kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh düşülmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23/03/2011 gün ve 2011/635-3120 sayılı bozma kararında özetle; [3402 sayılı Yasanın 26/4 maddesi hükmüne göre “kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi) her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlar.” Yine aynı Yasanın 27/1. maddesine göre “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmazlara ilişkin davalar hakkında o taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.” hükümleri getirilmiştir. Bir başka anlatımla tesbit sırasında tutanak düzenlenmeyen taşınmazlara ilişkin davalara kadastro mahkemesinde bakılamaz. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, temyiz edenlerin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Somut olayda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro kapsamında davacının talep ettiği taşınmaz ile ilgili herhangi bir kadastro işlemi ve mahalli hukuk mahkemelerinden resen aktarılan bir dava bulunmadığı gibi, çekişmeli taşınmaz hakkında tespit tutanağı da düzenlenmemiştir. O halde, dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmediğine göre, davanın kadastro mahkemesinde görülemeyeceği ve genel mahkemelerin görevli olacağı resen dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.] gerekçesiyle bozulmuş, Kadastro Mahkemesince bozma kararına uyulduktan sonra verilen görevsizlik kararı kesinleşerek davacının talebi üzerine dosya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Sulh hukuk mahkemesince davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman olarak kesinleşen taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi kapsamında nitelik yitirdiğinin tespiti ve 2/B niteliğiyle tescili ve zilyetlik şerhi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasa gereğince orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapılmış, 13/08/1993 ila 13/02/1994 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Çekişmeli parseller Kula Kadastro Mahkemesinin 1991/125 – 286 ve 1991/124 – 284 sayılı kararları ile orman niteliğiyle 1994 yılında Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/04/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.