Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/11375 E. 2013/965 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11375
KARAR NO : 2013/965
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kocasırt Köyü 106 ada 1 parsel sayılı 380729,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırılması sırasında orman vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiş ve tutanak 29.09.2008 – 30.10.2008 tarihleri arasında kısmî ilâna çıkarılmış, 31.10.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı 06/11/2008 tarihli dava dilekçesinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve ırsen intikal iddiasıyla taşınmaz içersinde bulunan 30 dönümlük tarlasının adına tescili talebiyle dava açmıştır. Kadastro mahkemesince davanın askı ilân süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya sulh hukuk mahkemesine gönderilmiş, sulh hukuk mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılmış, çekişmeli parsel orman olarak tesbit edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, somut olaya bakıldığında; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığı, kadastro ekiplerince dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği ve kamu malı niteliğini kazandığı, 3402 sayılı Kanunun 16/D maddesi hükmünde “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, özel kanunları hükümlerine tabi olduğu”nun belirtildiği, bu nedenle ormanlar hakkında özel kanun olan 6831 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği ve 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.’nun 08.06.2005 günlü ve 2005/20 – 327 – 377 sayılı ve 28.06.2006 gün 2006/20 – 467 – 494 sayılı kararlarında da aynen benimsendiği anlaşılmakla, davacının zilyetliğe dayanarak açtığı davanın açıklanan nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın bilirkişi incelemeleri ve resmî belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle reddedildiği görülmekle netice itibariyle doğru olan hükmün onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan kararın bu gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07.02.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.