Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/2503 E. 2013/6311 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2503
KARAR NO : 2013/6311
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyü 511 ve 629 sayılı parsellerin, Mera Komisyonu tarafından mera olarak tahsis edilerek 26/12/2008 tarihinde askıya çıkartıldığını, taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, mera kaydının iptali ile orman niteliğiyle tapuya tescilini istemiştir.
Mahkemece, 5841 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmiş; davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/04/2012 gün ve 2011/16872 – 2012/5027 sayılı kararı ile hüküm bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: [Çekişmeli parsellerin kadastro tesbitlerinin kesinleşmesinden sonra, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreler dolmuş ise de, 5841 sayılı Kanunun 2. maddesiyle 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen üçüncü cümlesinde yer alan “iddia ve taşınmazın niteliğine…” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 gün ve 2009/31-77 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler hakkında açılacak davalar 10 yıllık hak düşürücü süreye tâbi olmadığından, işin esasına girilerek bir karar verilmesi] gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile dava konusu 511 parsel sayılı taşınmazın mera vasfının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 629 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğundan bu parsele ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera komisyon kararının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. 1968 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda taşınmazlar, mera olarak tespit edilip özel sicile kaydedilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 511 parsel nolu taşınmazın orman sayılan yerlerden, 629 parsel nolu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece, taşınmazların 1970 yılında yapılan kadastro sırasında mera olarak sınırlandırılarak özel sicile kaydedildiği ve 2008 yılında mera komisyonu tarafından mera olarak tahsis edildiği halde kararda mera komisyon karının iptaline karar verilmemesi ve mera kaydının iptali yerine mera olan vasfının iptaline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan “sayılı” kelimesinden sonra gelen “taşınmazın mera olan vasfının iptali” ifadesi kaldırılarak, yerine “taşınmaza ilişkin mera komisyonu tarafından yapılan mera tesbit ve tahdit çalışmaları ile tahsis çalışmalarının iptaline ve taşınmazın mera olan kaydının iptali” ifadesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 30/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.