YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9373
KARAR NO : 2013/864
KARAR TARİHİ : 06.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili, davacılar …, … ve … … … vekili ile davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü, 301 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, mera niteliğiyle orta malı olarak tesbit edilmiştir. Davacı …, 301 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içinde kalan taşınmazı 10/11/2003 tarihli senet ile satın aldığı, taşınmazın kadimden beri değişikliğe uğramadığı kendisi ve önceki sahiplerinin nizasız ve fasılasız iyi niyetle kullandıkları iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu 301 ada 1 parsel sayılı taşınmaza karşı açılan 2011/8 E. sayılı dava dosyası ile dava konusu edilen taşınmazların 301 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığının dosyalarında yapılan keşif sonrasında anlaşılması sonucunda 2010/238 E, 2010/247 E, 2010/290 E. ve 2010/295 E. sayılı dava dosyalarının bu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleştirme kararı öncesinde 2010/290 E. sayılı dava dosyasında 256 ada 50 parsel sayılı mera parseli içinde kaldığı belirlenen bir taşınmaz yönünden ayırma kararı verilerek yeni esasa kaydedilmiştir. … Köyü ve … Köyü Muhtarlıkları davalı olarak davaya dahil edilmişlerdir. Mahkemece asıl ve birleşen dosyalar yönünden davacıların davalarının reddine, 301 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmasına, beyanlar hanesinde irtifak hakkının … Köyü ve … İli … İlçesi … Köyü halkına ait olduğunun şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı … vekili tarafından, davacının ata topraklarının orman olarak kabul ve tescil edilmesinin kanunlara ve hakkaniyete aykırı olduğu, davacının baba ve dedelerinin bu topraklarda yaşadığı, vergilerini ödediği, birleştirme kararının usûl ve kanuna aykırı olduğu ve davacının talepleri doğrultusunda ayrıntılı keşif yapılması gerektiği, davacılar …, … ve … vekili tarafından, dava konusu edilen yerlerin eskiden beri tarım arazisi olduğu, yerel mahkemenin dava konusu edilen taşınmaza komşu parsellerin orman olduğuna karar verdiği, bu kararların temyiz edilmiş olduğu, yerel mahkemenin eldeki davada taşınmazlar hakkında mera olduklarına karar verdiği, bu karar ile komşu parsellere ilişkin orman kararının birbiri ile çeliştiği ve gerekçeli kararda dayanılan fermanın geçerliğini kaybettiği; davacı … tarafından, eksik inceleme ile karar verildiği, taşınmazlarla mera arasında bağlantı bulunup bulunmadığının tesbiti için ayrıntılı keşif yapılmadığı, taşınmazların mera mı
tarım arazisi mi olduğunun tesbit edilmediği, davayla ilgisi bulunmayan Orman Yönetiminin davaya dahil edildiği, taraflarınca, Orman Yönetimi ile aralarında bir hak çatışması yaratılmadığı, Orman Yönetiminin davada bir hakkı bulunduğunun da tesbit edilmediği, buna rağmen Orman Yönetimi lehine, kendileri aleyhine vekalet ücretine hükmedildiği gerekçeleri ile temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 10/07/2007 – 08/08/2007 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosu ile 07/12/2007 – 07/01/2008 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, 301 ada 1 mera parseli içerinde bulunun dava konusu yerlerin mera olduğunun anlaşılması sonucunda yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre mahkemece asıl ve birleşen davaların reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 2008/3 E. sayılı asıl dava dosyasında, Orman Yönetiminin davalı olarak gösterilmemesi ve davalı olarak da yer almaması sonucunda davacı aleyhine ve davalı … Yönetimi lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken mahkemece vekalet ücreti takdir edilmesi, birleşen 2010/247 E, 2010/290 E ve 2010/295 E sayılı dava dosyalarında davalılar Orman Yönetimi ve Hazine hakkında aynı sebepten açılan davanın reddine karar verildiğine göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi ve yapılan keşifler sonucunda dava konusu taşınmazların 101 ada 1 ve 102 ada 1 parsel sayılı orman parselleri içinde bulunmadığı ve 301 ada 1 numaralı mera parseli içinde bulunduğu anlaşıldığına göre 101 ada 1 ve 102 ada 1 orman parselleri yönünden karar verilmemiş olması ve tutanak asıllarının bulunduğu Ermenek Kadastro Mahkemesinin 2007/141 E. ve 2007/142 E. sayılı dosyalarına kararların infazı ve sicil oluşturulması yönünden, mahkemenin kesinleşmiş karar örneğinden bir suret gönderilmesine karar verilmemiş olması doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün (F) maddesinin (2008/3 E. sayılı dava dosyası yönünden) 3 numaralı fıkrasının hükümden çıkartılmasına, hükmün (B) maddesinin (2010/247 E sayılı dava dosyası yönünden), (C) maddesinin (2010/290E sayılı dava dosyası yönünden) ve (D) maddesinin (2010/295 E sayılı dava dosyası yönünden) 3 ve 4 numaralı fıkralarının çıkartılarak yerlerine ayrı ayrı 3 numaralı bent olarak; “davalılar Hazine ve Orman Yönetimi lehine 3402 sayılı Kanunun 31/3. maddesi gereğince takdiren 700.00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Hazine ve Orman Yönetimine verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve hükme (G) maddesi olarak; “101 ada 1 ve 102 ada 1 sayılı orman parselleri hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı ve davalı olmadıklarından haklarında karar verilmesine yer olmadığına, 101 ada 1 ve 102 ada 1 sayılı orman parsellerine ait tutanak asıllarının bulunduğu 2007/141 E. ve 2007/142 E. sayılı dava dosyaları içerisine konulmak üzere, gerekçeli karardan kesinleşme şerhli birer suret gönderilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla …M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 06/02/2013 günü oybirliği ile karar verildi.