Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/11393 E. 2013/979 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11393
KARAR NO : 2013/979
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … mirasçıları vekili ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Yayvantepe Köyü 104 ada 138 ve 139 parsel sayılı sırasıyla 25.254 m2 ve 25.630 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazların bir bölümünün kendi zilyetliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 138 parselin (A) harfi ile gösterilen 10.153 m2 bölümü ile 139 parselin (B) harfi ile gösterilen 6860 m2 bölümünün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı Hazine tarafından hüküm temyiz edilmekle, Dairenin 18.05.2010 gün 2010/3540 – 6550 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “..3402 sayılı kadastro Kanununun 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ve ihya olarak kabul edilemez) ve imar – ihyanın tamamlandığı tarihten, tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdirî delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen orijinal renkli memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoroskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazların niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir. …” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın davanın kısmen kabulü, kısmen reddine, 104 ada 139 nolu parselin davalı … adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen 16/04/2012 tarihli krokili bilirkişi ek raporunda (B3) harfiyle ve yeşil renkle gösterilen 4312,54 m2’lik kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle dosya kapsamında bulunan Midyat Sulh Hukuk Mahkemesinin 02/11/2010 tarih ve 2010/355 E.-331 K. sayılı ilâmı uyarınca muris … mirasçıları adına verasete iştirak hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, 104 ada
139 nolu parselin ifraz edildikten sonra geriye kalan ve fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen 16/04/2012 tarihli krokili bilirkişi ek raporunda (B1) harfiyle gösterilen 228,45 m2’lik kısmı ile (B2) harfiyle gösterilen 2319,38 m2’lik kısmın aynı ada son parsel numaraları verilmek suretiyle ve orman vasfıyla, (D) harfiyle gösterilen 18770,02 m2’lik kısmın ise yine aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle ve hali arazi vasfıyla … adına tapuya kayıt ve tesciline, 104 ada 138 nolu parselin fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen 16/04/2012 tarihli krokili bilirkişi ek raporunda (A2) harfiyle gösterilen 3569,88 m2’lik kısmı ile (A2) harfiyle gösterilen 833,99 m2’lik kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numaraları verilmek suretiyle ve orman vasfıyla … adına tapuya kayıt ve tesciline, 104 ada 138 nolu parselin ifraz edildikten sonra geriye kalan ve fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen 16/04/2012 tarihli krokili ek bilirkişi raporunda (A3) harfiyle ve kırmızı renkle gösterilen 5749,92 m2’lik kısım ile (C) harfiyle gösterilen 15101,10 m2’lik kısmın aynı ada son parsel numaraları verilmek suretiyle ve ham toprak vasfıyla tespit gibi … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … mirasçıları vekili ve Davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, hükmün (B3) bölümüne ilişkin nitelik belirtilmemesi, kararda iki defa (A2) için hüküm kurulması ve (B1), (B2), (A1) ve (A2) ile gösterilen bölüme yönelik de niteliği değiştirmek suretiyle tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının (a) bendinde “verasete iştirak hisseleri oranında “cümlesinden sonra gelmek üzere “tarla niteliğinde “cümlesininin eklenmesine ve hüküm fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde “ve orman vasfıyla” cümlesininin çıkarılarak yerine “tesbit gibi ham toprak” cümlesinin eklenmesine ve hüküm fıkrasının (c) bendinde “harfiyle gösterilen 3569,88 m²lik ” cümlesinden önceki (A2) harfinin kaldırılarak yerine (A1) harfinin yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 07/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.