Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12516 E. 2010/2367 K. 04.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12516
KARAR NO : 2010/2367
KARAR TARİHİ : 04.03.2010

Davacı … Mak.San.ve Tic.AŞ.vek.Av…. ile davalı 1-… İnş.Taah.San.ve Tic.Ltd.Şti.2-… vek.Av…. aralarındaki itirazın iptali davası hakkında Hakem Heyetince verilen 18.09.2009 gün ve 2009/659 sayılı kararın süresi içinde davalılar vekiline temyiz edilmesi ve dosyanın … Asliye Ticaret Mahkemesince Dairemize intikal ettirilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
– K A R A R –
Davacı vekilince … Ticaret Odası Hakem Heyeti Başkanlığına verilen dilekçede davalı şirketin müvekkilinin yetkili satıcısı olduğunu ve müvekkilinden satın aldığı ürünlerin bedellerini ödemeyerek temerrüde düştüğünü, bunun üzerine müvekkiline teminat olarak verilen ve diğer davalının malik olduğu taşınmazın üzerinde kurulu bulunan ipoteğin paraya çevrilmesi için takibe geçildiğini, ancak davalıların haksız itirazları sonucu takibin durduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede uyuşmazlık halinde … Hakem Heyetine başvurulacağının hüküm altına alındığını belirterek, davalıların itirazlarının iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya bakma görevinin mahkemeye ait olması nedeni ile görev itirazında bulunduklarını, davacının talebinin sözleşmeye dayanmadığından, sözleşmedeki tahkim şartının bu uyuşmazlığı ilgilendirmediğini, bu nedenle davanın mahkemede görülmesi gerektiğini, ayrıca ipotek borçlusu davalı …’in tahkim şartını içeren sözleşmede imzasının bulunmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
… Ticaret Odası Tahkim Merkezi Hakem Heyetince 28.07.2009 tarihinde, davacının MK’nun 887.maddesi uyarınca davalı ipotek borçlusu …’e muacceliyet ihtarı keşide etmeden takibe geçtiği, bu nedenle ortada geçerli bir takip bulunmadığından davaya alacak davası olarak bakılması gerektiği, yapılan araştırma sonunda, davacı şirketin tek satıcılık sözleşmesi nedeni ile davalı şirketten alacaklı olduğu ve alacak iddiasının kaynağının, ipotek akit tablosu olmayıp, tek satıcılık sözleşmesi olduğu gerekçesi ile davanın davalı ipotek borçlusu … yönünden husumet nedeni ile reddine, davalı şirket yönünden ise 523.162.38 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar … Asliye Ticaret Mahkemesince taraflara tebliğ edilmiş ve davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı … Ltd.şirketi arasında imzalanan 18.11.2004 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesinin 14.maddesi hükmü uyarınca sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü görevi Hakem Heyetine aittir. Davalı ipotek veren …’in adı geçen bu sözleşmede herhangi bir sıfatı bulunmadığından bu davalı hakkında da Hakem Heyetinin karar vermesi doğru değildir. Asıl borçlu ile ipotek veren ipotek borçlusu farklı kişiler ise, ipotekli takibe;hem ipotek borçlusu hem de asıl borçlu hakkında geçilmesi gerekir. Başka bir anlatımla bu kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Bu kişilerden biri hakkında tahkim şartı uygulanamaz ise diğeri hakkında da tahkim şartı uygulanamaz. Hal böyle olunca somut olayda, asıl borçlu davalı şirket hakkında da tahkim yoluna gidilemeyeceğinin kabulü gerekir. Bu durumda, hakem heyetince açıklanan hususlar üzerinde durulup, görev konusu irdelenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabul şekli itibari ile de uyuşmazlığın hakem heyetince alacak davasına dönüştürülüp, ayrıca HUMK’nun 74.maddesi hükmüne aykırı olarak davacı talebi aşılmak sureti ile karar verilmesinde isabet görülmediğinden HUMK’nun 533/2.maddesi uyarınca hakem heyeti kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Hakem heyeti kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.