Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/8753 E. 2013/934 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8753
KARAR NO : 2013/934
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 132 ada 26 parsel sayılı 1479,76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemenin davanın kısmen kabulüyle 132 ada 26 parselin (A) ile gösterilen 755,83 m²’lik kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (B) ile gösterilen 723,93 m²’lik bölümünün ise tesbit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline dair verdiği karar, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz üzerine, 20. Hukuk Dairesinin 27.05.2010 gün ve 2010/3634 – 7217 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Davacı … Yönetimi tarafından dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açılmış; mahkemece hüküm kurmaya yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın taşınmazın kısmen kesinleşen orman kadastro haritasının dışında olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanaklarının uygulanması yetersiz olduğu gibi, çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 05/11/2003 gün ve 4999 sayılı Kanun ile değişik 7. maddesi gereğince “Herhangi bir nedenle orman sınırı dışında bırakılan orman” olup olmadığı hususunun da değerlendirilmediği]ne değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüyle 132 ada 26 parselin orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 13.12.1976 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; keşif sırasında dinlenen orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kısmen de dışında kaldığını, aynı şekilde çekişmeli taşınmazın 1960 ve 1984 tarihli memleket haritasında da kısmen yeşil alan kısmen de açık alan olarak gözüktüğünü bildirdiği halde, sonuç olarak taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiş; taşınmazın tahdit haritası ile irtibatlı kroki çizerek tahdit haritasına göre konumunu belirlememiştir. Bu haliyle karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukukî durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ve fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası, kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulama haritalarının ölçekleri kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de bu haritaların ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde, dava konusu taşınmaz ile komşu taşınmazların, memleket haritası, kadastro paftası, orman kadastro haritası ile aplikasyon ve 2. madde uygulama haritasına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığı belirlenen kısımlarına yönelik davanın kabulüyle bu kısımların orman vasfıyla Hazine adına, orman tahdit sınırları dışında kaldığı belirlenen kısımlarına yönelik ise davanın reddi ile bu kısımların tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 07/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.