Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5050 E. 2010/14346 K. 15.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5050
KARAR NO : 2010/14346
KARAR TARİHİ : 15.12.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 25.11.2009
No : 232-392

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi bulunduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edildiğini, yapılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kredi kartından dolayı borcu bulunmadığını, kredi kartı ekstreleri ve ihtarın müvekkiline tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu ile belirlenen 14.964.66.-TL borcun varlığı sabit görülmekle bu miktar üzerinden itirazın iptaline, fer’i alacak talepleri yönünden 2.489.58.-TL işlemiş faiz, 124.48.-TL vergi, 48.06.-TL masraf kalemleri uygun bulunarak buna yönelik itirazın reddine, ana para yönünden %56,52 faiz oranı uygulanmasına, asıl alacağın %40’ı oranında tazminatın davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
07.07.2009 tarih ve 27281 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5915 Sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 2. maddesi uyarınca 5464 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 5. madde hükmüyle banka kredi kartı borcu bulunan kart hamillerine, borcun yeniden yapılandırılması ve takside bağlanması suretiyle tasfiyesi konusunda birtakım olanaklar sağlanmıştır.
Bu durumda Mahkemece, banka kredi kartı hamilinin anılan yasa hükmünden yararlanmak üzere süresinde başvuruda bulunulup bulunulmadığı, başvuruda bulunulmuş ise davalı kefilin geçici 5. maddede öngörülen koşulları yerine getirip getirmediği hususunda araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.