YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1374
KARAR NO : 2013/5770
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Ayaklıcaoluk Köyü 129 ada 22 parsel sayılı 215,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve tarla niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, 3402 sayılı Kanunda açıklanan zilyetlik ile kazanım koşullarının davalı yararına gerçekleşmediği iddia ederek, tesbitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır. Birleşen dosya davacısı … ise, taşınmazın babasına ait olduğunu, 1/5 miras hissesi bulunduğunu belirterek, 1/5 hissesinin adına tescili istemiyle dava açmış, bu iki dosya birleştirilerek görülmüştür.
Mahkemece, Hazinenin davasının kabulüne, çekişmeli parselin tesbitinin iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1994 yılında yapılarak 22/03/1996 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmaları, daha sonra 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi kapsamında yapılarak 03/05/2011 tarihinde ilân edilen fennî hataların düzeltilmesi çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece yapılan keşif sonucu alınan, orman ve ziraat bilirkişi raporlarına göre; dava konusu taşınmazda davacı … lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı belirlenerek, Hazinenin davasının kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı …’ın temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak; 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince kadastro hâkimi, taşınmazın kimin adına ve hangi nitelik ile tescil edileceğine karar vermekle yükümlü olduğu halde, hüküm yerinde niteliğinin belirtilmemesi infazda karışıklığa yol açabileceğinden doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3. paragrafında yer alan “…tespitinin iptali ile” kelimelerinden sonra gelmek üzere “tarla niteliğinde” yazılması suretiyle düzeltilmesine ve ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.M.U.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 20/05/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.