YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5742
KARAR NO : 2011/15908
KARAR TARİHİ : 15.12.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı bankaya ait teminat mektubu kullanmakta olduğu, isteği üzerine davalı bankaya senet verildiğini, davalı bankanın da bu senedi 1.796,000 TL üzerinden takibe koyduğunu, senet üzerinde bulunan müvekkiline ait kaşe üzerindeki imzanın Vahyettin Bakan’a ait olduğunu, senedin tanzim tarihi itibariyle adı geçenin müvekkili şirketin yetkilisi olmadığını, senedin tanzim tarihi itibariyle senet miktarı kadar borçları bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında 20.10.2003 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanarak davacıya nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını ve bu sözleşme ile davacıdan 20.10.2003 tanzim tarihli bononun alındığını, müvekkili bankanın unvanını değiştirmesi ve geçerli para biriminin YTL’ye dönüşmesi nedeniyle hukuki ihtilafların doğmasına fırsat verilmemesi amacıyla davacı firma ile 20.12.2006 tarihinde ikinci bir genel kredi sözleşmesi imzalanıp ve teminat amacıyla yeni bir bono alındığını, alınan bu bononun tanzim tarihinin sehven 24.01.2005 yazıldığını, davaya konu bono ve genel kredi sözleşmesindeki limitlerin ve kefillerin aynı olduğunu, davacının mektup bedellerini ödememesi nedeniyle hesabın kat edilerek ihtar çekildiğini, sonuç alınamayınca da takipler başlatıldığını, davacının iddialarının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı bankanın davacıdan 1.784,623 TL talep ettiği, davacı tarafından verilen limit ipoteklerinin 1.512,350 TL olup alacağı karşılamadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 20.maddesinin davalıya kambiyo senedi talep etme ve bu senetleri takibe koyup koymamakta serbestiyet yetkisi verdiği, davalının bonoya dayalı takibi tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yaptığı, taraflar arasında biri 2003, diğeri de 2006 tarihli olmak üzere iki ayrı sözleşme imzalandığı, 2006 tarihli sözleşmeyi şirket yetkilisi olarak …’ın imzaladığı, sözleşme limiti ile senet tutarı dikkate alındığında davalı savunmasının doğrulandığı, bu hali ile imzanın davacı şirketi ilzam etmeyeceğini iddia etmenin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.