YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14544
KARAR NO : 2012/13768
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve katılan … Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, davalı adına tapuda kayıtlı dava konusu Taşköprü Mahallesi 37 ada 49 parsel sayılı 12625,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın, yörede 2004 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ileri sürerek ve fiilen orman olduğunu belirterek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Orman Yönetimi, aynı nedene dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 5743,95 m² ile gösterilen bölümünün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, mahkemece verilen bu hüküm davacı Hazine, davalı gerçek kişi ve müdahil Orman Yönetiminin temyizi üzerine dairece onanmış, davalı tarafın karar düzeltme talebi üzerine ise bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.10.2011 gün ve 2011/11975-10848 sayılı bozma kararında özetle: “Taşköprü Mahallesinde 1986 yılında 2613 sayılı Yasa gereğince yapılan arazi kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın davalı kişi adına tesbit edilerek, tapuya tescil edildiği ve kişiler adına tespit ve tapuya tescil edilen taşınmazlar dışında kalan bir kısım sahanın da orman olarak tapulama dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince, 1989 yılında ise kesinleşerek 2004 yılında ilân edilen ve genel arazi kadastro çalışmasına esas olmak üzere yapılan orman kadastro çalışması sadece 2613 sayılı Yasaya göre yapılan çalışmalarda tapulama dışı bırakılan orman alanında yapılarak orman olan kısımlara 37 ada 123 parsel numarası ile tutanak düzenlenerek, tapuya tescil edilmiştir. Dava konusu parsel, orman olarak Hazine adına tescil edilen 37 ada 123 parsel çapı içinde olmadığı gibi, bu parselin yüzölçümüne de dahil değildir. 6831 sayılı Yasaya göre taşınmazın bulunduğu yerde yapılarak kesinleşmiş bir orman kadastrosu da bulunmamaktadır. Uzman orman bilirkişi raporuna göre de dava konusu parsel eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının uygulanması sonucu öncesi itibarıyla ve eylemli durumu itibarıyla da orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve katılan … Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu yerde 1986 yılında 2613 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosu ile tespit tarihinden sonra 2004 yılında 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 03.12.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.