YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1379
KARAR NO : 2011/11572
KARAR TARİHİ : 28.09.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili ile süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … arasında akdedilen Tarımsal Kredi Sözleşmesinde davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığını, borcun vadesinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalıya noter ihtarnamesi keşide edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl borçlunun bankaya yeterli miktarda ipotek verdiğini, davacı bankanın alacağının fazlası ile karşılandığından açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen hesap tablosu doğrultusunda, asıl alacak 50.000,00 TL, işlemiş faiz 22.053,20 TL üzerinden yapılan takip neticesinde, BK.nun 84. maddesi dikkate alınmak suretiyle takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemeler neticesinde davalının kalan asıl borcunun 26.291,12 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe vaki itirazının asıl alacak 26.291.12 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,(tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ) asıl alacağa talep gibi dava tarihi olan 27.05.2008 tarihinden itibaren %22.75 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, fazlaya dair istemin reddine, kabul edilen miktar yönünden davacı lehine icra inkar tazminatına, reddedilen bölüm yönünden de davacının takipte haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz talebini içeren temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi harcı da yatırılmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Somut olayda, takip tarihi itibariyle dava konusu alacağın mevcut olduğu ancak takipten sonra, davadan önce tahsilatların olduğu bilirkişi raporunda belirtilmiş olup, bu durumda mahkemece somut olay bakımından davacının takibinde kötüniyetli olduğunun kabulünün doğru olmadığı gözetilerek kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 28.09 .2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.