Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3630 E. 2012/6148 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3630
KARAR NO : 2012/6148
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi, Hazine, …, … ve arkadaşları, …, … ile davacı… tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 101 ada 1 parsel sayılı 650 hektar 5479.08 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ile 102 ada 1 parsel sayılı 17796.23 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, orman niteliğinde Hazine, 174 ada 1 parsel sayılı 2050.12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ev, samanlık ve tarla niteliğinde …., 234 ada 1 parsel sayılı 22278.31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde … adına tesbit edilmiştir. Davacı… yaklaşık 10 dönüm, davacı … 8950 m2, … yaklaşık 20 dönüm, … yaklaşık 20 dönüm miktarında ve sınırlarını dava dilekçesinde bildirdikleri yerlerin belgesiz olarak kendileri zilyetliğinde tarım alanı olduğu; …, … ve arkadaşları, …, … ve … ise kendilerine ait tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiası ile çekişmeli 101 ada 1 parselin farklı bölümlerine karşı dava açmışlar, bu kişilerce açılan dava dosyaları birleştirilmiştir. Mahkemece;
1) Davacı … Yetan’ın davasının kabulüne, dava konusu parselin 14/02/ 2008 havale tarihli bilirkişi krokisinde sarıya boyalı 4199.24 m2’lik bölümün tarla niteliği ile davacı … Yetan adına tapuya tesciline; dava edilen yerin 102 ada 1 parsel içinde kalmadığı anlaşıldığından bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına;
2) Davacı …’nun davasının kabulüne, dava konusu parselin 14/02/2008 havale tarihli bilirkişi krokisinde (F) harfi ile işaretli 1974.73 m2’lik bölümün bahçe niteliği ile davacı … adına tapuya tesciline;
3- Davacı …’ün davasının kısmen kabulü ile 15/11/2007 havale tarihli bilirkişi krokisinde (D2) harfi ile gösterilen 5085.14 m2 ve (D3) harfi ile gösterilen 1213.87 m2’lik bölümlerin tarla ve bahçe niteliğinde davacı … adına tapuya tesciline, aynı krokide kırmızıya boyalı 380.09 m2’lik yerin yol olarak haritasında gösterilmesine, (D1) harfi ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddine; dava edilen yerin 174 ada 1 parsel içinde kalmadığı anlaşıldığından bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına, … köy tüzel kişiliğine karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine;
4) Davacı …’ün davasının kısmen kabulüne, 04/12/2007 havale tarihli bilirkişi krokisinde (E1) harfi ile gösterilen 40637.70 m2’lik yerin bahçe niteliğinde davacı … adına tapuya tesciline, (E2A) ve (E2B) harfleri ile gösterilen bölümlere yönelik davanın reddine, … köy tüzel kişiliğine karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, dava edilen yerin 234 ada 1 parsel içinde kalmadığı anlaşıldığından bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına;

5) Davacılar …, …, … ile … ve arkadaşlarının davalarının reddine; hakkında kabul kararı verilen taşınmazlar çıkartıldıktan sonra geriye kalan 645 hektar 1988 m2 0.31 dm2 yerin tespit gibi orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine…, … ve arkadaşları, …, … tarafından temyiz edilmiş, davacı… tarafından davaya konu edilen bölüm … tarafından dava edilen yerin (E2A) ve (E2B) bölümleri, … tarafından dava edilen yerin (D1) harfli bölümü ile ilgili hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Davacıların hak iddia ettikleri yerlerin tamamı çekişmeli 101 ada 1 numaralı orman parseli içinde kalmaktadır.
1) Mahkeme hükmü davacı … ’a 12/ 08/ 2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 07/ 09/ 2009 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve ¾ Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre davacı … tarafından dayanılan 04/ 06/ 1951 tarih, 051- 79 Sayılı Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile oluşan tapu kaydı miktarından fazla yerin dava dışı 158 ada 1 parselde bu kişi adına kaydedildiği, … tarafından dava edilen yerin eylemli biçimde orman olduğu, … ve arkadaşları tarafından dayanılan Ağustos 1932 tarih, 17 numaralı tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa karşısında hukuki değerini yitirdiği ve taşınmazın yüksek eğimli bir yapıda olduğu gibi bu bölümlerin uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre …, … ile … ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre davacı … tarafından dayanılan tapu kaydının Hazine ve Orman Yönetiminin taraf olduğu 02/01/2006 tarih ve 2002/289 – 2003/130 Sayılı tescil ilamı ile oluştuğu, davaya konu ettiği yerin de bu kayıt kapsamında olduğu, yine davacı … Yetan tarafından dayanılan tapu kaydının çekişmeli yere ait olduğu ve bu taşınmaz bölümlerinin, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre Hazine ve Orman Yönetiminin 14/02/2008 tarihli fen bilirkişi krokisinde sarıya boyalı 4199.24 m2 ve (F) harfi ile işaretli 1974.73 m2’lik bölümlere yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
4) Orman Yönetimi ve Hazinenin davacı … adına tescile karar verilen (E1) harfli 40637.70 m2’lik bölümle ilgili temyiz itirazlarına gelince; bu yer dört yönden çekişmeli orman parseli ile çevrilidir. Davacı tarafından dayanılan bir belge (tapu kaydı) de söz konusu değildir. Taşınmaz bu hali ile 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde tanımlanan orman içi açıklığı niteliğindedir.
6831 sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (17/06/2004 gün ve 5192 sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı …’ün bilirkişi krokisinde (E1) harfi ile gösterilen 40637.70m2lik bölüme yönelik davasının reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bundan ayrı davaya konu olmadıkları anlaşılan 102 ada 1, 174 ada 1 ve 234 ada 1 sayılı parsellerle ilgili olarak olağan yollarla kadastro işlemlerinin tamamlanması için tutanaklar ve eklerinin Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken bu parseller hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı … Yetan’ın temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, istek halinde peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,

2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacılar …, … ile … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının REDDİNE,

3) Yukarıda 3. bentte açıklanan nedenlerle Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli taşınmazın 14/02/2008 tarihli fen bilirkişi krokisinde sarıya boyalı 4199.24 m2 ve (F) harfi ile işaretli 1974.73 m2’ik bölümleri ile ilgili hükmün ONANMASINA,
4) Yukarıda 4. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli taşınmazın (E1) harfli 40637.70 m2’lik bölümü ile ilgili hükmün BOZULMASINA, 19.04.2012 günü oybirliği ile karar verildi.