YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3854
KARAR NO : 2013/5525
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 242 ada 7 ve 8, 243 ada 9, 11, 12, 13, 14, 18, 19, 35, 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde 15.11.2006 tarihinde açılan elatmanın önlenmesi ve fındık ağaçlarına verilen zararın tazmini istemiyle açılan 2006/540 sayılı davanın yargılaması sırasında 2009 yılında kadastro çalışmalarının başlaması ve çekişmeli taşınmazlara tutanak düzenlenmesi nedeniyle, görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine devredilmiş, Orman Yönetimi de orman iddiasıyla davaya katıldıktan sonra mahkemece, davacıların davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulüne, dava konusu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 19.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda (A) işaretli 926,57 m2 yolun tespit dışı bırakılmasına ve 3402 sayılı Kanunun 16/B maddesi gereğince haritasında gösterilmesine, tazminat istemi yönünden davanın tefrikine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine göre yapılmış, çekişmeli taşınmazlar orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, davacıların tutunduğu 1289 Yoklama tarih 367 numaralı 2757 m2 yüzölçümündeki, sınırları; Nehir, Dere, Kurt Geçeceği ve … olan tapu kaydı taşınmaza uysa bile kaydın değişir sınırlı olduğu, bazı sınırların 106 ada 1 parsel sayılı orman içinde kaldığı ve tapunun 4785 sayılı Kanun karşısında hukuki değerinin bulunmadığı doğru olarak belirlenmişse de; diğer yönlerden yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; uzman bilirkişi raporunda 1954 tarihli hava fotoğraflarına ve 1959 tarihli memleket haritasına göre taşınmazların kısmen orman, kısmen de orman içi açıklığı olduğu bildirilmiş, üzerinde 25 yaşlarında fındık ve yer yer orman ağaçları olduğu açıklanmışsa da; ağaçların sayısı, kök yaşı, taşınmazdaki dağılımı ve baskın ağaç türünün ne olduğu ayrıntılı olarak açıklanmamıştır.
Bundan ayrı dava sırasında kadastro çalışması yapılması nedeniyle taşınmazların malik hanelerinin açık olması gerekirken, davada taraf olmayan kişilerin tespit maliki olarak gösterildiği ve mahkemece 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince re’sen de toplanacak delillere göre malik tespiti yapılması gerektiği halde, bu kişiler ve orman iddiasından dolayı da Hazine ilgili sıfatıyla davaya dahil edilmeden karar verilmiştir.
3402 Sayılı Kadastro Kanunun 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten ,davanın açıldığı güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülen taşınmazların niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda çekilen hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen orijinal renkli memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının steroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazların niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
O halde; mahkemece, öncelikle Hazine ve tespit tutanağında adı yazılı kişiler davaya dahil edilmeli, önceki bilirkişiler dışında üç uzman orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, öncelikle taşınmazların tümünü birarada gösteren kadastro paftası ile yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve dava tarihinden 15 – 20 yıl önce çekilmiş hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları dava konusu taşınmazlarla birlikte çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, bu belgelere göre orman ya da 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmeli, komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanağı kayıt ve belgeler ile davalı iseler dava dosyaları, kesinleşmişlerse tapu kayıtları getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri araştırılmalı, taşınmazlar orman sayılan yerlerden değil ise, zilyedlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü, kimden kime geçtiği ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, ziraat uzmanından taşınmazdaki ağaçların sayısı, kök yaşı, taşınmazdaki dağılımı, hakim ağaç türünün ne olduğu konusunda rapor alınmalı, bu şekilde toplanan delillere göre karar verilmelidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usûl ve kanuna uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 14.05.2013 günü oy birliği ile karar verildi.