Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/1343 E. 2012/6025 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1343
KARAR NO : 2012/6025
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mera sınırlamasının iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı köy tüzel kişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay…. Hukuk Dairesinin 05/04/2010 tarih ve … sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece, çekişmeli taşınmazların resmi belgelerde orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazlar üzerinde resmi belgelere dayalı olarak orman incelemesi yapan uzman bilirkişi raporunda ve memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre saptanan konumuna göre 220 parsel numaralı taşınmazın tamamının, 208 parsel numaralı taşınmazın kısmen memleket haritasının lejantında çam ve yapraklı ağaç rumuzu ile gösterilen yeşil ormanlık alanda kaldığının görüldüğü ve rapor içeriğinde de serpili olarak ağaç ve ağaçcıklardan söz edildiği halde, uygulanan memleket haritasının ve hava fotoğraflarının tarihi belirtilmemiş, taşınmazların memleket haritasında yeşil gözükme nedeni üzerinde durularak ve taşınmazlar üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı, dağılımı açıklanmamış, memleket haritasına göre orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmekle yetinilmiştir. Uzman bilirkişi raporu bu haliyle taşınmazların memleket haritasındaki konumunu ve gerçek niteliğini belirlemede yetersiz olup denetimden uzaktır. Bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu nedenle; mahkemece, 1950’li yıllara ait eski tarihli (1980’li yıllara ait yakın tarihli) memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki
örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; taşınmazlar üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı, sayısı, dağılımı ve kapalılık derecesi belirlenmeli, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacının davasının kabulü ile Davut köyü 109 ada 208 ve 220 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin mera komisyonunun 14.09.2006 günlü 348 nolu kararı ile aldığı mera tahsis kararının iptaline, 109 ada 208 ve 220 parsel sayılı taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4342 sayılı Yasaya göre yapılan mera sınırlamasının iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 04.11.1981 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalı köy tüzel kişiliğinden onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 19/04/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.