YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14545
KARAR NO : 2011/15880
KARAR TARİHİ : 15.12.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece kısmi davanın kabulüne yönelik olarak verilen 10/02/2010 tarihli ilk hüküm taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 13/12/2010 tarihli kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “…davacı yanın bu icra dosyalarında gösterilen alacak miktarları toplamından, kabul edilen kısım düşülerek bakiyesi üzerinden borçlu olmadığına ilişkin olarak menfi tespit davası açılması gerektiği düşünülerek açıkça belirli bir miktarın söz konusu olduğu gözetilmeden … kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, HUMK’nun 76. maddesi hükmüne göre, davada dayanılan maddi olayların açıklaması taraflara, hukuki sebebin ve uygulanacak yasa maddesinin belirlenmesinin de hakime ait olduğu gözetilerek mahkemece davacı yana dava dilekçesinin içeriği hatırlatılarak ve açıklattırılarak borçlu olmadığının talep ettiği miktar saptanıp, bu miktar üzerinde harcın tamamlattırılıp sonra yargılamaya devam edilip sonucuna uygun bir karar verilmesi…”denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıların, takip tarihi itibariyle davalıya olan borcunun 27.046,30 TL’si araç kredisinden, 53.703,00.TL’si teminat mektubu depo bedelinden olmak üzere toplam 80.749,30 TL olduğu, dava tarihinde 53.703,00 TL tutarındaki 9 adet teminat mektubunun iade edildiği veya nakde dönüşen kısmının davacının hesabından tahsil edildiği, buna karşılık takip tarihindeki araç kredisinden olan 27.046,30 TL borcun, anapara, takip sırasında faiz ve vergi dahil 57.027,71 TL’ye yükseldiği, bu miktar borcun takip konusu olan 86.403,18 TL’den indirildiğinde davacının, davalıya 29.375,47 TL borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 3. bilirkişi raporunun da çelişkiyi giderici nitelikte olmadığı da gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.