YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6311
KARAR NO : 2012/13120
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … – …
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.10.2005 tarih ve 2005/7995-12438 sayılı bozma kararında; “Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma kararı gereği tam olarak yerine getirilmediği; yapılan keşif sonucu alınan orman mühendisi ve harita mühendisi bilirkişi raporlarının kısmen birbirinden farklı olduğu, taşınmazın tahdit içinde kalan bölümlerinin yüzölçümünün ek raporda değiştirildiği, keşifte ve raporlarda OTS noktalarının bulunduğu yerlerin belirtilmediği, bu hali ile alınan raporların hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmakta olup, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağı ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüyle 378 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen 523,90 m2 kısmı ile 235 parsel sayılı taşınmazın (C) ile gösterilen 754,92 m2 ve (E) ile gösterilen 4483.71 m2 kısımlarının tapu kaydının iptaliyle bu kısımların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davacı Orman Yönetimi ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1951 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 378 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen 523,90 m2, 235 parsel sayılı taşınmazın (C) ile gösterilen 754,92 m2 ve (E) ile gösterilen 4483.71 m2 kısımlarının orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi ile kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple,
hükmün 3, 4 ve 5. paragraflarının kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince temyiz eden davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 22/11/2012 günü oybirliği ile karar verildi.