Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/3797 E. 2013/6164 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3797
KARAR NO : 2013/6164
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği…Kasabası, … Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1981 yılında orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunun ile değişik 2. madde uygulamasının yapıldığı ve 10.04.1980 tarihinde ilân edildiği, yapılan itirazlar 2. nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından incelenmeden kanun değişikliği nedeniyle 1989 yılında 50 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından itirazlar nedeniyle kesinleşmemiş yerlerde orman kadastrosunu tamamlama ve 2/B madde uygulaması yapılmış, 20.02.1991 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu 1958 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz ve çevresi orman olarak tapulama harici bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu, taşınmazın, öncesinde delicelik olduğu, bu tür yerlerin ancak 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun gereğince tahsis edilmesi halinde, özel mülkiyete konu olabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki bilirkişi raporlarına göre, yörede 1958 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresi paftasında “orman” belirtmesi yapılarak tesbit dışı bırakılmış, daha sonra 1979 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında da taşınmazın orman olmadığı belirlenerek tahdit dışında bırakılmıştır. Orman kadastrosu çalışma tutanaklarında, … Çopuroğlu’na it taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması nedeniyle tahdit dışında bırakıldığı belirtilerek 99 – 102 nolu orman sınır noktaları ile belirlenen 8 nolu ziraat poligonu olarak tahdit dışında bırakılmıştır. Orman kadastrosunun ilânının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değiştirilen 12/3 maddesine dayanılarak çıkartılan ve 19 Ağustos 1974 günlü Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin “Sınırlama Dışı Kalan Ormanlar İçin Yapılacak İşlemler …” Başlıklı 128. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “sınırlaması yapılan Devlet Ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanları hakkında orman kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmamış sayılacağından” hükmünün karşıt anlamından, davalı taşınmazın tahdit hattına yakın olması nazara alınarak, tahdit sırasında durumu incelenerek orman olmadığı belirlenerek, tahdit dışında bırakıldığına göre, artık taşınmazın orman olmadığı hususu kesinleşmiştir. Dosyadaki ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde 30 yaşlarında 820 adet limon ağacının bulunduğu, imar ve ihya koşullarının oluştuğu, tanık beyanlarına göre de 50-60 yıldan beri zilyet edildiği belirlenmiştir. Bütün bu olgular karşısında taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17, Medenî Kanunun 713. maddesinde aranan zilyetlik koşulları oluştuğundan, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek reddedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 27/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.