YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2502
KARAR NO : 2013/6310
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, Kocagür Köyü 1484 ve 2205 sayılı parsellerin, yörede 1970 yılında yapılan kadastro çalışmalarında mera olarak tesbit edilip özel siciline kaydedildiğini, taşınmazların eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, mera kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, 5841 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/04/2012 gün ve 2011/16871 – 2012/5031 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Çekişmeli parsellerin kadastro tesbitlerinin kesinleşmesinden sonra, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreler dolmuşsa da, 5841 sayılı Kanunun 2. maddesiyle 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen üçüncü cümlesinde yer alan “iddia ve taşınmazın niteliğine…” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 gün ve 2009/31-77 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler hakkında açılacak davalar 10 yıllık hak düşürücü süreye tâbi olmadığından, işin esasına girilerek bir karar verilmesi] gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile davaya konu 1484 ve 2205 parsel sayılı taşınmazların orman bilirkişisinin raporunda (C) harfi ile gösterilen, fen bilirkişisinin 10/08/2007 tarihli raporunda ve 15/11/2008 tarihli ek raporunda 1484 parsel sayılı taşınmazın orman bilirkişilerinin (C) harfi ile gösterilen kısmı (E) harfi olarak belirtilmekle, (E) harfi ile belirtilen kısım olan 25.73,083 m²’lik kısmı ile, yine davaya konu 2205 parselin orman bilirkişisinin raporunda (C) harfi ile gösterilen fen bilirkişisinin raporunda (D) harfi ile belirtilen 18660 m²’lik kısmının mera olan vasıflarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konu taşınmazların diğer kısımlarına yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera komisyon kararının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların kısmen orman sayılan ,kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece, taşınmazların
1970 yılında yapılan kadastro sırasında mera olarak sınırlandırılarak özel sicile kaydedildiği halde, kararda mera kaydının iptali yerine mera olan vasfının iptali denmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan “mera olan vasıflarının” cümlesi kaldırılarak, yerine “mera olan kayıdlarının” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 30/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.