YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2500
KARAR NO : 2013/6306
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mera komisyon kararının iptali ve tescili davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyü 1029 sayılı parselin, mera komisyonu tarafından mera olarak tahsis edilerek 21/12/2009 tarihinde askıya çıkartıldığını, taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, mera kaydının iptali ile orman niteliğiyle tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, 5841 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/04/2012 gün ve 2011/16873-2012/5028 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: [Çekişmeli parselin kadastro tesbitinin kesinleşmesinden sonra, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreler dolmuşsa da, 5841 sayılı Kanunun 2. maddesiyle 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen üçüncü cümlesinde yer alan “iddia ve taşınmazın niteliğine…” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 gün ve 2009/31 – 77 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler hakkında açılacak davalar 10 yıllık hak düşürücü süreye tâbi olmadığından, işin esasına girilerek bir karar verilmesi] gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulü ile dava konusu 1029 parsel sayılı taşınmazın mera vasfının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera komisyonu tarafından yapılan mera tesbit, tahdit, komisyon kararı ile mera kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. 1968 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda taşınmaz, mera olarak sınırlandırılarak özel sicile kaydedilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 1029 parsel nolu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece, davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece, taşınmazın 1968 yılında yapılan kadastro sırasında mera olarak sınırlandırılarak özel sicile kaydedildiği ve 2009 yılında mera komisyonu tarafından mera olarak tahsis edildiği halde, kararda mera komisyon karının iptaline karar verilmemesi ve mera kaydının iptali yerine mera olan vasfının iptaline karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan sayılı kelimesinden sonra gelen “taşınmazın mera olan vasfının iptali” cümlesi kaldırılarak, yerine “taşınmaza ilişkin mera komisyonu tarafından yapılan mera tesbit ve tahdit çalışmaları ile tahsis çalışmalarının iptaline ve taşınmazın mera olan kaydının iptali” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA 30/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.