Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/122 E. 2012/16602 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/122
KARAR NO : 2012/16602
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, malülen emeklilik işleminin reddine ilişkin kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, Kurum sigortalısı olan davacının çalışma gücünü 2/3 oranında yitirmesi nedeni ile bağlanan maluliyet aylığının, kontrol muayenesinde maluliyetinin devam etmediği tesbit edilerek maluliyet gelirinin kesilmesi işleminin iptali ile davacının malulen emeklilik şartlarına sahip olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davalı kurumun 29.11.2007 tarih ve 12697 karar sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.
1479 sayılı Yasa’nın 28.maddesine göre çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalı malul sayılır. Yasa’nın 28.maddesine göre, malullük aylığından yararlanabilmek için; bu Kanun’un 28 inci maddesine göre malul sayılmak, en az beş tam yıl sigorta primi ödemiş olmak, yazılı istekte bulunmak ve istek tarihi itibariyle prim ve her türlü borçlarını ödemiş olmak şarttır.Yasa’nın 56.maddesine göre malullük halinin tespitine dair Kurum kararlarına itirazlar, Sosyal Sigortalar Kurumu Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Yüksek Sağlık Kurulunca verilen kararlara itiraz halinde ise Adli Tıp 3.İhtisas Kurulundan rapor alınmalıdır.
Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu raporları arasında çelişki bulunduğu takdirde Adli Tıp Genel Kurulundan, davacının malullük halinin tespitine dair karar alınarak sonuca gidilmedilir.
Dosyadaki bilgi Ve belgelerden, davacının maluliyet aylığı talebi üzerine, Diyarbakır Devlet Hastanesinin 08.07.2005 tarih 3526-94346 sayılı ve 28.07.2005 tarih 11366 sayılı raporları esas alınarak davalı Kurumun 17.01.2006 tarihli kararı ile davacının 2/3 oranında işgücünü kaybettiğine, iki yıl sonra kontrolünün uygun olduğuna karar verilerek, davacıya malullük aylığı bağlandığı, Kurum’un 29.11.2007 tarih 12697 sayılı kararıyla maluliyet halinin devam etmediğine karar verilerek davacıdan 01.08.2007 tarihinden itibaren maluliyet aylığı iptal edilerek yersiz olarak aldığı iddia olunan 2.261,00 TL’yi Kurum hesabına yatırarak ödemesi talep edilmiştir. ayrıca vergi kaydı devam ettiğinden 01.08.2007 tarihi itibariyle davacının kaydının ballatıldığı, 31.01.2008 tarihi itibariyle 1.514,17 TL borcu bulunduğu davacıya bildirilmiştir. Davacının mahkemece Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevki üzerine hastane 15.05.2005 tarih ve 1451 sayılı raporu ile özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 54 olduğunu belirtilmiştir. Davacı tarafın itirazı üzerine davacı mahkemece Hecettepe Üniversitesi Hastanelerine sevkedilmiş ve davacının maluliyet oranının % 85.2 olduğu yapılan muayeneler sonucu düzenlenen 16.12.2008 tarihli bilirkişi raporu ile bildirilmiştir. 2 farklı maluliyet oranının bildirilmesi nedeniyle dosya çelişkinin giderilmesi amacıyla 3. Adli Tıp İhtisas Kuruluna gönderilmiş ve 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu, 26.04.2010 tarihli 3921 sayılı kararıyla meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 100 olduğunu belirtmiştir. Bahsedilen raporlarda ve 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu Kararında maluliyet başlangıcına ilişkin bir tespite rastlanmamaktadır.
Davacının maluliyetinin devam etmediğine ilişkin verilen ve iptali istenen 29.11.2007 tarihli işlemin yerinde olup olmadığının tespiti maluliyet başlangıcı da belirtilmeyen bu raporlara göre mümkün değildir.
Yapılacak iş, davacının malul olup olmadığına ilişkin Yüksek Sağlık Kurulundan 5510 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce çalışma gücünün 2/3’ünü veya 01.10.2008 tarihinden itibaren çalışma gücünün en az % 60 ını kaybedip kaybetmediği belirlenerek sonucuna göre 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu kararı ile çelişmesi halinde Adli Tıp Genel Kurulundan davacının malulluk halinin tespitine dair karar alınarak sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.