YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8639
KARAR NO : 2013/929
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 3402 sayılı Kanunun 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, … Köyü, 737 parsel sayılı 2/B parselinin bitişiği olan zilyetliğindeki 26000 m²’lik taşınmazının tesbit dışı bırakıldığını iddia ederek, bu yere ada parsel numarası verilerek tapuya tescili ve kullanımında olduğunun belirtilmesini istemiştir. Çekişmeli … Köyü 737 parsel sayılı 44780 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davacı adına tapuda kayıtlı olup, tapu kaydı Kartal Tapulama Mahkemesinin 1956/203 – 1968/82 sayılı kararı ile oluşmuştur. Kadastro mahkemesince dava konusu yer hakkında tutanak düzenlenmediğinden mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın Pendik Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen karar, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2011 gün 2011/6591 -9951 sayılı kararıyla onanmış ve dava dosyası asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece zilyedin aynî hakkı olmadığı kişisel hakkı olup, ancak kullanım kadastrosu sırasında hak sahipliği tesbiti komisyonca değerlendirilmesi itiraz ve dava hakkının o aşamada ve kadastro mahkemesinde kullanılması mümkün olduğu zilyedin taşınmazın ada, pafta, parsel nosu verilerek zilyetlik şerhi verilmesini talep etme hakkı genel mahkemelerden isteyemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tesbit dışı bırakılan taşınmazın tapuya tescili ve kullanım şerhi verilmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan orman tahdidi ile 25.6.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ve 27.02.1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu yapılmayan yerlerde orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
27.01.2009 günlü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5831 sayılı Kanun ile eklenen 4. maddesi ile “EK MADDE 4 – 6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilânı hariç diğer ilânlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir. Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz.” hükümleri yürürlüğe konulmuştur. Kütüğün beyanlar hanesinde yazılı zilyetlik veya muhdesat şerhi, aynî
hak olmayıp, kişisel hak niteliğinde olduğundan tapu sicilinden ayrı olarak alınıp, satılması, değiştirilmesi mümkün değildir. Şerhe ilişkin talepler, tarafların isteğiyle dahi tapu müdürlüğünce yerine getirilemez ve dava yoluyla genel mahkemeden istenemez. Ancak, 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesi gereğince yapılacak kadastro sırasında değerlendirilebilir. Muhdesat ve kullanımla ilgili itiraz ve dava hakları da o aşamada kullanılabilir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.