YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14555
KARAR NO : 2011/15780
KARAR TARİHİ : 14.12.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili asıl davada; davalının icra takibine konu kredi sözleşmelerini müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmediğini, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada; müvekkili ile dava dışı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesini davalının kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmediğini, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; sözleşmenin ve limit artırım sözleşmesinin boş olarak imzalandığını, boşlukların davacı yetkilerince sonradan doldurulduğunu, kefilliğin geçerli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan Genel Ticari Kredi Sözleşmesinde davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil oldukları, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiği, dava dışı asıl borçlunun takip tarihi itibariyle toplam 71.447,85 TL. borçlu olduğu, kefillerin kefalet limiti dahilinde kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu, kefaletlerin geçerli olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, davalıların takibe itirazlarının iptaline, takibin devamına %40 oranında icra inkar tazminatının ayrı ayrı davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hükme dayanak yapılan 26.01.2011 tarihli bilirkişi raporuna davalılar vekili gerekçelerini de gösterek itiraz ettiği gibi, söz konusu raporda takip tarihi 28.10.2009 olmasına rağmen 16.05.2010 olarak belirtilmek suretiyle hesaplama yapılmıştır. Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilerek konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden, davalılar vekilinin itirazlarını da karşılar nitelikte, yeni bir rapor alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.