Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/1796 E. 2013/5675 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1796
KARAR NO : 2013/5675
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Soğucak Köyü 240 ada 1 parsel sayılı 6688942,67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırılması sırasında orman vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiş ve tutanak 16.01.2008 ve 15.02.2008 tarihleri arasında kısmî ilâna çıkarılmış, 18.02.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı 10/10/2011 tarihli dava dilekçesinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmaz içersinde bulunan 3000 m2 bağ ve bahçenin adına tescili talebiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılmış, çekişmeli 240 ada 1 parsel orman olarak tesbit edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, somut olaya bakıldığında; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığı, kadastro ekiplerince dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği ve kamu malı niteliğini kazandığı, 3402 sayılı Kanunun 16/D maddesi hükmünde “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, özel kanunları hükümlerine tabi olduğu”nun belirtildiği, bu nedenle ormanlar hakkında özel kanun olan 6831 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği ve 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.’nun 08.06.2005 günlü ve 2005/20 – 327 – 377 sayılı ve 28.06.2006 gün 2006/20 – 467 – 494 sayılı kararlarında da aynen benimsendiği anlaşılmakla, davacının zilyetliğe dayanarak açtığı davanın açıklanan nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın bilirkişi incelemeleri ve resmî belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle reddedildiği görülmekle netice itibariyle hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava tapu iptali tescil davası olduğundan ve 240 ada 1 parsel sayılı taşınmaz tapuda kayıtlı olduğundan mükerrer sicil oluşturacak şekilde yeniden tescil kararı verilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının birinci bendinin ikinci paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 16.05.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.