Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4380 E. 2012/9014 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4380
KARAR NO : 2012/9014
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; davalının …. İcra Müdürlüğünün 2008/1645 E. sayılı takip dosyası ile davacılar aleyhine icra takibi yaptığını ve davalıların haksız yere icra takibine konu parayı ödemek zorunda kaldıklarını, takibe konu senet altındaki imzaların davacılara ait olmadığını, takibe konu belgenin 12.12.2007 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi içerikli taahhütname başlığını taşıyan belge olduğunu ve bu belgede tahrifat yapılarak senet haline getirildiğini, davacıların davalı ve dava dışı ….hakkında ….Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını belirterek, müvekkillerinin takip konusu senetlerden ve takipten borçlu olmadıklarının tespitine ve haksız yere ödenen 25.205,00 TL’nin ödeme tarihi olan 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan istirdatına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 500,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatı ile bakılması gerektiğini, davacıların bedeli ….’e ödediğini ve bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, yine ….Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/1945 sayılı soruşturma dosyasında yapılan imza incelemesine göre davaya konu senet altındaki imzanın davacılara ait olduğunun tespit edildiğini, ayrıca davacıların reeskont faizi talep edemeyeceklerini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davaya konu bono üzerindeki imzanın davacılara ait olduğu, bono üzerinde kazıntı, silinti ve benzeri herhangi bir tahrifatın bulunmadığı, davacı vekilinin 08.03.2010 tarihli dilekçesinde hile olgusuna dayanmadığını açıkça beyan ettiği gerekçesiyle davacıların istirdat davasının reddine ve yine bono altındaki imzaların davacılara ait olduğu sabit olduğundan yapılan ödeme nedeniyle davacıların maddi ve manevi zararlarının oluşmadığı kabul edilerek davanın bu yönden de reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.