Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14900 E. 2012/18505 K. 05.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14900
KARAR NO : 2012/18505
KARAR TARİHİ : 05.12.2012

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesi kapsamında müvekkilinin edimlerini ifa ettiği halde davalının sözleşmeye konu araçların mülkiyetini müvekkiline devretmediğini, ihtarname tebliğine rağmen olumlu sonuç alınamaması üzerine taraflar arasında akdedilen protokol uyarınca müvekkilinin elinde bulunan sözleşmeye konu edilen araçların davalıya teslimi karşısında 375.000 TL’nin davalı yanca müvekkilince ödenmesinin kararlaştırılmasına rağmen davalının edimini ifa etmediğini anılan tutarın tahsili için aleyhine girişilen takip sırasında davalı yanca 375,000 TL’lik ödeme yapılmış ve akabinde takibe itirazda bulunulmuş ise de ödemenin yapıldığı 02.06.2006 günü itibarıyla icra dosyası kapak hesabı yapılarak bakiye alacağın işleyecek yasal faiz masraf ve vekalet ücretiyle davalıdan tahsili gerektiğini belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalının ödediği 375,000 TL’den önce masraf ve faizler düşüldükten sonra ödeme tarihi itibarıyla davacının 26.719,70 TL daha alacaklı bulunduğu gerekçesiyle itirazın kısmen 26.719,70 TL üzerinden iptaliyle bu tutara takip tarihinden itibaren değişken oranlarda yasal faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine, hükmolunan miktarı %40’ına isabet eden 10.687,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2009/12207 E. 2010/6437 K. sayılı ilamıyla 26.05.2010 tarihinde davalı yanca 375,000 TL asıl alacak tutarının takipten sonra fakat ödeme emri tebliğinden ve davanın açılmasından önce ödendiği halde davacının bu ödenen miktarla ilgili olarak dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun düşünülmesinin yanlış olduğu, takipte asıl alacak yanında 281,25 TL işlemiş faiz de talep edilmiş ise de davacının davalıyı BK 101. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüp düşürmediğinin araştırılması ve icra vekalet ücreti ve masrafların müddeabih gibi değerlendirilerek itirazın iptali davası içinde hükme bağlanmasının da isabetli olmadığı gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına karşı davacı vekilince karar düzletme isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 2010/11252 E 14220 K sayılı 14.12.2010 tarihli ilamıyla “davacı tarafından borçlu davalının asıl alacağa ödeme tarihine kadar takip tarihi itibarıyla ve takip öncesi dönem yönünden işlenmiş faiz ve fer’ilerine yaptığı itirazın iptalinin istendiği 34.957,60 TL üzerinden dava harcının ikmal edildiği bu durumda anılan bu tutarla ilgili dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşıldığından” bahisle belirtilen bu yön dikkate alınarak karar düzletme isteminin kabulüne, bozma kararının bir nolu bendinin kaldırılarak diğer iki ve üç nolu bentleri uyarınca hükmün bozulmasına, davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş ve benimsenen bilirkişi ek raporu doğrultusunda icra takibi öncesinde davalı yanın temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı böylece işlemiş faiz şartlarının oluşmadığı, icra vekalet ücreti ve masrafların itirazın iptali davasında müddeabih olarak değerlendirilmesi ve hükme bağlanması mümkün olmadığından ve ödenen kısmın dışında davacının diğer masraf ve vekalet ücreti alacaklarının takipten sonra ancak ödeme tarihine kadar faiz talebini de içerir şekilde İcra müdürlüğünce kapak hesabının resen yapılabileceği ve bu hususun dava konusu yapılmaması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddinde isabetsizlik olmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.2) Davacı taraf dava dilekçesinde takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiz masraf ve vekalet ücreti yönünden davalının itirazının iptalini istemiştir.Davalı takibe itiraz ettiğine göre davacı alacaklının takip tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faizi, icra masrafları ve icra vekalet ücreti talep ettiği için davalının itirazının iptaline karar verilmesi gerekir. Davalının bu kalemlere itirazı haksız ise miktar belirtilmeksizin bu itirazların giderilmesine karar verilmelidir. Bu itirazların iptaline karar verilmediği sürece alacaklı takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faizi, icra masrafları ve icra vekalet ücretini davalıdan alamaz. Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.