YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15709
KARAR NO : 2012/8586
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket yetkilisi ile davalı arasında 13.12.2005 tarihinde sözleşme tanzim edilerek imza altına alındığını, davalının müvekkilinin mağazasına müşteri getirmeyi kabul ettiğini, sözleşme gereği davalı tarafa % 20 komisyon verileceğini, bu anlaşmanın peşinatı olarak davalı tarafa müvekkili firma tarafından çeklerin verildiğini, davalı tarafın sözleşme edimlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, verilen çeklerin iadesinin talep edildiğini, davalı tarafın sözleşmeye konu çekleri iade etmediğini, Antalya 3. İcra Müdürlüğünün 2006/ 6620 esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına ve %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; borçlu aleyhine başlatılan takibin kesinleştiğini, borcun sürüncemede kalması amacıyla davacı tarafından bu davanın açıldığını, takip dayanağı çekin taraflar arasında imzalanan sözleşme için düzenlenmediğini, sözleşmeye konu çeklerin borçlu şirket tarafından değil Mirzali Yaşacan tarafından keşide edildiğini, sözleşmede sözleşme şartları ihlal edildiğinde müvekkili firmanın tek taraflı feshetme ve yapılan 5000,00 TL’ yi nakit olarak tahsil etme hakkına sahip olduğunun belirtildiğini, bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile alacağın % 40′ ından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; turizm acentaları ile deri-kuyum vs mağazalar arasında turizm sezonu başlamadan önce sözleşme tanzim edilmesinin tüm turizm acentaları ile mağazalarda yaygın bir uygulama olduğu, bahsi geçen bu sözleşmelerde, turizm acentalarının, mağazalara sezonda yolcularını o mağazadan alış veriş yaptırtacağına dair taahhütte bulunup bunun karşılığında mağazaların da turizm acentalarına nakit, çoğu zaman da sezon içi ve sezon sonu olmak üzere vadeli çek ile ön avans vermekte oldukları, turizm acentalarının da mağazadan alacağı komisyonu peşin olarak almış olduğu çeklerden mahsup etmekte olduğu, taraflar arasında tanzim edilerek imza altına alınan sözleşme 2006 yaz sezonu için hazırlanmış olup davaya konu çeklerin de bu sözleşmeye karşılık davacı mağaza tarafından davalı acentaya verilmiş olduğu anılan hususların açık şekilde belli olduğu, davalı vekilinin 11.12.2006 tarihli dilekçesi ekinde bulunan voucher ve cari hesap ekstresi fotokopisine göre 14.12.2005-27.02.2006 tarihleri arası toplam 6.053.-Euro satış gerçekleştiği belirlenmiş olup sözleşme gereği % 20 komisyon oranına göre 1.211.-Euro komisyon bedeli hesaplandığı, satış tarihlerindeki T.C. Merkez Bankası Euro kuru dikkate alınarak 1.211.-Euro’nun 1.925,00 TL olduğunun belirlendiği, davacı mağazanın davalı turizm acentasına 2006 yılı satışları karşılığı 1.925,00 TL komisyon bedeli borcu bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, davacının davalıya 3.075.-TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirket, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen voucher makbuzlarının altındaki imzanın kendi çalışanına ait olmadığını ileri sürmüştür. O halde mahkemece bu belge altındaki imzanın davacı çalışanına ait olup olmadığının tespiti için isticvap da dahil her türlü araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.