Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/2513 E. 2010/1598 K. 17.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2513
KARAR NO : 2010/1598
KARAR TARİHİ : 17.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, taraf şirketler arasında bayilik sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı …’nın da bu sözleşmeden doğacak her türlü borç nedeniyle müteselsil kefil olarak kefaletname imzaladığını, davalı şirket tarafından sözleşme hükümlerine aykırı davranılması sonucu müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini ve fesih nedeniyle bir takım alacak haklarının oluştuğunu belirterek, sözleşmenin haklı nedenle feshine fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5000 YTL kâr mahrumiyeti ve 15.000 USD cezai şart alacağının reeskont faiziyle davalılardan tahsiline, bayi tarafından kullanılan iki adet telefonun kullanım haklarının resmi devir bedeli üzerinden müvekkili şirkete devrine, 10.000 YTL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, davalı eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitiyle haksız rekabet yasağı süresine uymadan başka şirket ile yaptığı bayilik sözleşmesinin iptaline, bu firmaya ait ürünlerin davalıya ait işyerinden toplanmasına, müvekkile ait ürünlerin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sürerken ıslah dilekçesiyle cezai şart talebi 50.000 USD’ye kâr mahrumiyeti istemi ise 50.000 YTL’ye çıkartılmıştır.
Davalılar vekili, akdedilen sözleşmede tek yanlı olarak ve müvekkili aleyhine hükümler bulunduğunu, davacı istemlerinin de yasal olmadığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı yanca bayilik sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kâr mahrumiyeti alacağı 50.000 YTL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi cezai şart tutarı alacağı olarak takdiren 35.000 USD’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak faiziyle dava tarihindeki kura göre TL karşılığının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, davalı kefil …’nın sorumluluğunun kefalet limiti 10.000 YTL ile sınırlı tutulmasına, davacı vekilinin haksız rekabetin önlenmesine yönelik bir takım istemlerinden vazgeçmesi nedeniyle bu taleplerin reddine, ayrıca diğer taleplerinin de koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin 27.maddesi uyarınca davacı şirketin fesih için yazılı ihbarda bulunması şartının yer aldığı görülmektedir. Mahkemece gerek davacının gerekse davalının sözleşmenin feshine yönelik bir ihbarda bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi, sözleşmenin herhangi bir sebepten sona erip ermediğinin de irdelenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan kabule göre de davalının mahvına sebep olacağı hususu kanıtlanmadan cezai şartın tenkisine hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 17.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.