YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15631
KARAR NO : 2012/1720
KARAR TARİHİ : 08.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin geçirdiği teftiş sırasında müvekkili şirkete ait sanayi sicil belgesinin dosyada bulunmaması nedeniyle 2007 Haziran ile 2008 Temmuz dönemi arasındaki dönem için 28.551 TL tarife farkı tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin sanayi sicil belgesine sahip olduğunu ve süresinde vize ettirdiğini belirterek, müvekkilinin talep edilen tarife farkından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının sanayi sicil belgesini süresinde ibraz etmemesi nedeniyle indirimli tarifeden yararlanamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Hükmüne uyulan Dairemiz Bozma ilamında özetle; “…Hükme esas alınan bilirkişi raporunda EPDK’nın 875 no’lu kararı ile onaylanan Tarife Uygulama Usul Ve Esasları’nın “ABONE GRUPLARI VE TANIMI” başlığı altındaki 1’inci maddesinin “A) Sanayi” alt başlığının 1’inci fıkrası ile 18’inci maddesi dikkate alınmış, EPDK’nın 284/2 sayılı Kararı somut olay bakımından dikkate alınmadığı, EPDK’nın 875 no’lu kararı ile onaylanan Tarife Uygulama Usul Ve Esasları’ndaki sanayi sicil belgesinin ibrazına dair hükmün, EPDK’nın 284/2 sayılı Kararı karşısında sanayi tarifesinden yararlanmanın geçerlilik koşulu olarak mı ispat koşulu olarak mı öngörüldüğü sorununun çözülmesinin önem taşıdığı, mahkemece, bu açıklamalar çerçevesinde öncelikle davacının geçerli bir sanayi sicil belgesi bulunup bulunmadığı, mevcut ise vizelerinin süresinde yaptırılıp yaptırılmadığı, anılan belgenin aslı da celp edilip, gerektiğinde bu belgeyi veren Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğünden de sorularak denetime elverişli şekilde belirlenmesi gerektiği, somut olayda mahkemece bilirkişi olarak elektrik teknisyeni görevlendirildiği ve bu bilirkişinin hazırladığı rapor hükme esas alınarak, davacı vekilinin rapora yönelik itirazı da dikkate alınmadan karar verildiği, mahkemece enerji piyasası konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve enerji piyasasına ilişkin ilgili mevzuat hükümleri de gözetilmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” belirtilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; EPDK’nın 875 nolu kararı ile onaylanan tarifenin uygulama usul ve esaslarının “abone grupları ve tanımı” başlığı altındaki 1-a) maddesindeki tanımlama ile 284/2 perakende satış tarifesi usul ve esasları 1-b) de yer alan tanımlamalar birbirinden içerik bakımından farklı olmakla birlikte, Sanayi Sicil Belgesinin ibrazının uygulanacak tarifede geçerlilik koşulu olmayıp ispat koşulu olarak kabul edilmesi gerektiği, bu bağlamda dava konusu edilen dönem itibariyle davacının vizesi yapılmış geçerli sanayi sicil belgesi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya 2007 Haziran-2008 Temmuz dönemine ait elektrik tüketimlerinden dolayı 28.551,69-TL. tüketim farkı olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz Bozma ilamında sanayi sicil belgesinin ibrazının, sanayi tarifesinden yararlanmanın geçerlilik koşulu mu yoksa ispat koşulu mu olduğunun tespit edilmesi gerektiğine değinilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacının dosya içeriğiyle sanayi sicil belgesini almış olması somut olay bakımından davanın çözümü için yeterli değildir. Davanın çözümü, alınmış olan bu sanayi sicil belgesinin davalı tarafa ibraz edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Hal böyle olunca davacı taraf sanayi sicil belgesini davalıya ibraz ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Somut olayda davacı taraf bu yönde sadece tanık dinletmiştir. Olayın çözümünün, bir başka deyişle, belgenin ibrazının tanıkla ispatı mümkün değildir. Sanayi sicil belgesinin davalıya verildiğinin belge ve kayıtlarla ispatı gerekir.
Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilip tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken sicil belgesinin alınmış olduğu esas alınarak davalıya ibraz edilip edilmediği üzerinde durulmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.