Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2302 E. 2010/3921 K. 05.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2302
KARAR NO : 2010/3921
KARAR TARİHİ : 05.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacının oğlu …’e …’da kayıtlı m.2/20 arsa paylı zemin asma katlı 1 nolu dükkan ile sınırlı olmak üzere ipotek tesisi için vekaletname verdiğini, davalının bu ipotek senedine istinaden Rize İcra Müdürlüğünün 2006/4323 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını ve taşınmazın icraen satılması neticesinde davacının davalıya borcunun sona erdiğini, ancak davalının kötüniyetli olarak cebri icraya devam ettiğini, davacının yükümlülüğünün ipotek verdiği taşınmaz ile sınırlı olduğunu beyanla, öncelikle icra takibinin durdurulmasını, davacının 17.03.2006 tarih 1203 yevmiye nolu resmi senet ve ipotek belgesinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, Rize İcra Müdürlüğünün 2006/4323 Esas sayılı takip dosyasının fer’ileriyle birlikte iptaline, %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ipoteği davalıdan aldığı 150.000 TL borca karşılık tesis ettiğini, borcunu ödenmemesi üzerine icra takibi yaptıklarını, icra takibinde ipotek konusu taşınmazın satılarak paraya çevrildiğini ancak, borcun tamamını karşılamaması nedeniyle hakkında icra müdürlüğünce kendilerine verilen rehin açığı belgesine istinaden takip yapılarak davacının taşınmazlarının haczedildiğini, dava konusu işlemin dayanağının icra müdürlüğünün rehin açığı belgesi olup şikayet yolu ile icra hukuk hakimliğine başvurulmasının gerektiğini beyanla öncelikle görevsizlik kararı verilmesini ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, İİK.nun 152.maddesinde ifade edilen rehin açığı belgesi hükümlerinin takip hukukuna ilişkin olduğunu, davacının ipotek veren 3.kişi olması halinde ipotek veren 3.kişinin sorumluluğunun satış bedeli ile sınırlı olduğunu, karşılanamayan alacağın ipotek veren 3.kişiden istenemeyeceğini, bu hususun kamu düzenine ilişkin şikayete tabi olup, şikayetin süresiz olduğunu ve icra hukuk mahkemesinin görevli olduğunu gerekçe göstererek mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde yetkili ve görevli Rize İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 76.maddesi uyarınca olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirmesi hakime ait bir görevdir. Somut olayda davacı vekili, müvekkili aleyhine girişilen ipotekli takip sonucunda ipotekli taşınmazın satılıp bedelinin icra dosyasına yatırıldığını, buna rağmen icraya devam edilmesinin yerinde olmadığını belirterek ipotekli takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekilinin bu talebi İİK.nun 72.maddesinde düzenlenen menfi tespit davası niteliğindedir. O halde mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanıp birlikte değerlendirilerek işin esası yönünden bir karar verilmesi gerekirken, davanın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.