Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1857 E. 2012/7661 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1857
KARAR NO : 2012/7661
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı …’nun müvekkili aleyhine ….İcra Müdürlüğünün 2008/14158 sayılı dosyası ile geçtiği takibin kesinleştiğini, takibe konu bonodan dolayı müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığını, bu bononun dava dışı Maşuk Yeşilırmak isimli şahsa rakam kısmı 3.500-TL yazılmak ve diğer kısımları boş bırakılıp imzalanmak suretiyle verildiğini, bono bedelinin takipten önce müvekkili tarafından alacaklı Maşuk Yeşilırmak’a ödendiğini, ancak bu bononun alacaklı tarafın eline nasıl geçtiği belli olmadığı gibi alacaklı tarafın meşru hamil olmadığını, takibe konu bononun rakamla yazılı olan bedel kısmına rakam ilave edilmek suretiyle 35.000-TL’ye dönüştürüldüğü ve aralarında hiçbir ticari ilişki olmayan …’nun lehtar olarak yazılarak bononun tahrif edildiğini, bononun … tarafından …’na ciro edilerek takibe konulduğunu, tahrif edilmiş senedin bono sayılamayacağını ileri sürerek bu bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine ve %40’dan aşağı olmamak üzere tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı …; babası …’na verdiği borç para karşılığı dava konusu senedin kendisine verildiğini, hem senedin boş verildiği söylenip hemde tahrifat yapıldığı iddiasının çelişkili olduğunu, senet üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını beyan ederek davanın reddine ve %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalı …’na duruşma gününü bildirir açıklamalı dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı duruşmalara katılmadığı gibi herhangi bir yanıt da vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; dava konusu bononun keşidecisinin davacı, lehtarının davalılardan …, yetkili hamilinin ise bonoyu ciro yoluyla devralan diğer davalı … olduğu, TTK’nun 690. maddesi yollaması ile 592. maddesi uyarınca boş bir senedin imzalanarak verilmesi mümkün bulunup bunun geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, bononun tedavüle konulmadan önce unsurlarının tamamlanmasının yeterli olduğu, senedin anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğunun yazılı bir belgeyle ispatlanmasının gerektiği, takibe konu bononun TTK’nın 688.maddesinde belirtilen yasal unsurları taşıdığı, davacı tarafça bononun aslında başka bir şahsa verilip borcun ödendiği iddia edilmiş ise de, bu konuda yazılı bir belge sunulmadığı gibi ödenmiş bir bononun davacıya geri verilmiş olması gerekip bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, uzman bilirkişiden alınan 10/06/2011 tarihli rapora göre takibe konu bono üzerinde yapılan incelemede senedin bedel kısmında tahrifat olarak nitelendirilebilecek herhangi bir bulgunun saptanmadığı anlaşıldığından davanın reddine, davacı tarafın yapmış olduğu icra takibinin durdurulmasına ilişkin herhangi bir ihtiyati tedbir kararı mevcut olmadığından koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı yanın iddialarını kanıtlayamamış olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.