YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6258
KARAR NO : 2010/4166
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine iki adet çeke dayalı olarak icra takibi yaptığını, müvekkilinin takip konusu çeklerden dolayı hiçbir borcu bulunmadığını, söz konusu çeklerin Kartal 2.Noterliğinin 26 Eylül 2002/28498 yevmiye nolu vekaletnameye istinaden vekil tayin olunan … tarafından imzalandığını, ancak ilgili vekaletnamede kendisine çek imza etmeye, kambiyo taahhüdünde bulunmaya ilişkin hiçbir yetki verilmediğinin görüleceğini, davalının, müvekkilinden yasal bir hak ve alacağı olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının haksız ve kötüniyetle dava açtığını, vekaletname isimli belgenin Borçlar Kanunun 449.maddesinde tanımını bulan ticari mümessili anlattığını, BK.nun 450.maddesi gereğince davacının, vekilinin düzenlediği çekten sorumlu olduğunu, davacının vekilinin keşide ettiği çekleri sahiplenip ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Kartal 2.Noterliğinin 26 Eylül 2002 tarih 28498 yevmiye nolu vekaletnamesinde davacının oğlu …’ya çek karnesi talebinde bulunmaya teslim almaya, kullanmaya, teslim evraklarını imzalamaya, çek koçanının bitmesi halinde yenisini talep ile almaya ve bütün işyerlerini yönetmeye ilişkin yetki verdiği, bu yetkinin çek imzalamayı da kapsadığı, bu nedenle davacının vekaletname verdiği oğlu … tarafından imzalanarak davalı tarafa verilen çeklerden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.