Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/14463 E. 2012/8509 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14463
KARAR NO : 2012/8509
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili müvekkilinin prim ve komisyon bedeline ilişkin düzenlediği faturaların bedelinin ödenmediğini, başlatılan takibe de davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline takibin devamına ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadğını, faturaların tebliğ edilmediğini, davacının alacağını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının 2005 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğundan lehine delil teşkil ettiği, davalının tüm ticari defter ve kayıtlarının kapanış tasdiki yapılmadığından aleyhine delil niteliğinde bulunduğu, davalının davacının 2005 yılı ticari defterlerinin aksini kendi defterleriyle kanıtlayamadığı, davacı şirket yetkilisinin de tamamlayıcı yemin eda ettiği, davacının usulüne uygun tutulmuş 2005 yılı ticari defter ve kayıtlarında 35,695,00 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 35,695,00 TL üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle davamına ve %40 tazminata karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Ticari defterlerin sahibi yararına delil olması birtakım şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Bu şartların tümü gerçekleşmedikçe ticari defterler sahibi yararına delil olma niteliğini ve dolayısıyla hükme dayanak teşkil etme gücünü kazanamazlar. Anılan şartları ve özellikle tarafların tacir sıfatını taşımalarına, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari işlerden doğmasına (TTK.nun 66/İlk 82 ve 1465 maddeleri) birbirlerini doğrulamalarına ( TK md. 82) kanuna uygun şekilde tutulmalarına (TK 84,86 maddeleri) ve nihayet bütün bu şartlar gerçekleştikten sonra hakimin, inancının ticari defter münderecatının hükme dayanak olabileceği şeklinde belirlemesi (TK 83. madde) ve bu inancın kuvvetlenmesi için defter sahibinin kendisine verilen tamamlayıcı yemini eda etmesi (TTK 83/ ilk madde) gerekir. Buna göre, uyuşmazlığın tarafı olan tacirler defterlerini, yasaya uygun tutmuş olsalar bile, iki tacirin defterleri birbirlerine aykırı veya birinde yazılı olan husus diğerinde yazılı değilse bu defterler her iki tacir lehine delil sayılamaz.
Somut olayda, davacı yan davalıdan prim ve komisyon ücreti alacağı olduğunu, bu alacağı için faturaların bedelinin ödenmediğini iddia ederken, davalı yan taraflar arasında hiçbir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını savunmuş, bir başka deyişle akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Ayrıca, dava konusu faturalar davalının ticari defterlerine kayıt edilmediği gibi tebliği de kanıtlanamamıştır.

Hal böyle olunca; davacı yanın tek taraflı olarak kestiği ve defterine işlediği faturalar alacaklı olduğunu göstermez. Davacı, fatura konusu hizmeti verdiğini ve komisyon alacağı olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Mahkemece, davacıdan bu konudaki yazılı delillerini ibraz etmesinin istenilmesi gerekirken, sadece kapanış tasdiki olan 2005 yılı davacı defterlerine dayanılarak davacı yanın kısmen alacağı sabit görülerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 900.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.