YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2782
KARAR NO : 2011/14244
KARAR TARİHİ : 17.11.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 30.11.2010
No : 542-2409
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin annesi tarafından davalı …’a ait taşınmazın kiralandığını, müvekkilinin de sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını, adı geçen davalının sözleşmede kararlaştırılan depozito için müvekkilinden senet istediğini, müvekkilinin 200 USD bedelli senet imzaladığını zannettiğini, depozito bedeli ödenmesine rağmen senedin imha edildiği söylenerek iade edilmediğini, kiralanan taşınmazın tahliyesinden sonra diğer davalı tarafından 2.000 USD bedelli senede dayalı olarak takip başlatıldığını, müvekkilinin uzun süredir medeni haklarını kullanmasına engel teşkil edecek tarzda hasta olduğunu, davalı …’un bu durumu bilerek müvekkiline senet imzalattığını, senede kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihten 2 yıl önceki bir tarihin atıldığını, diğer davalının da iyi niyetli hamil olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine,senedin iptaline ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının fiil eyliyetine haiz olduğunu, senedin tanzim tarihinin 09.01.2007 olduğunu, senedin sözleşmeye ilişkin doğacak zarar ve ziyan için düzenlendiğini, ödenmeyen kira ve aidat alacakları bulunduğunu, müvekkilinin yoğun işleri nedeniye tahsil etmesi için senedi bir arkadaşına verdiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacının davasında haklı olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre,davacının senedin geçersizliğine yönelik yazılı bir belge sunmadığı, senedin düzenlenme tarihi itibariyle davacının hukuki eyliyetinin bulunduğu, diğer davalı …’un ise bonoyu kötüniyetle devraldığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar dava konusu senedin kira sözleşmesinin teminatı olduğunu kabul etmektedir. Bu durumda dava konusu senet nedeniyle alacaklı olduğunu ispat külfeti davalı … Hal Böyle olunca senet lehdarının kiralanan taşınmazla ilgili sözleşme ilişkisinden dolayı oluşan zarar ve ziyanının tespit edilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.