YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11985
KARAR NO : 2012/2766
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan alacağı mallara karşılık 16.000 TL bedelli bir adet çek verdiğini, davalının malları teslim etmediği gibi çeki de iade etmediğini belirterek çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında mal alım satımı konusunda herhangi bir ilişki bulunmadığını, davaya konu çekin …… Ltd.Şti. ve … …’un borcundan dolayı müvekkiline teslim edildiğini, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı, davacının çekte lehdar ve ilk ciranta olduğu aradaki iki cirodan sonra davalının çeki devralan son hamil konumunda bulunduğu, buna göre taraflar arasında doğrudan ticari ilişki bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, cevap dilekçesinde taraflar arasında herhangi bir mal alım-satım ilişkisi bulunmadığını, davaya konu çekin dava dışı kişilerce teslim edildiğini belirtmiştir. Dosyaya sunulan tahsilat makbuzunda ise dava konusu çekin davacı tarafından davalıya verildiği belirtilmiştir. Bu konuda mahkemece çıkartılan isticvap davetiyesine rağmen davalı şirket yetkilisi duruşmaya gelmemiştir. Buna göre tahsilat makbuzu altındaki imzanın davalı şirket yetkilisinden sadır olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporunda ise taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece; isticvap, davalının cevap dilekçesindeki beyanları ve bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.