YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5221
KARAR NO : 2011/13938
KARAR TARİHİ : 14.11.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 30.11.2010
No : 2008/2073-2010/2214
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine Kadıköy 7.İcra Müdürlüğünün 2008/5441 Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, müvekkilinin süresi içerisinde itiraz ettiğini, ancak Kadıköy 4.İcra Hakimliğince itirazın kaldırılmasına karar verildiğini, alacağın konusunun 29.03.2007 günlü ve 2.798,00 TL bedelli fatura olduğunu, müvekkilinin bu fatura borcunu ödediğini, ödemeye ilişkin davalının Kadıköy 4.İcra Hukuk Mahkemesine verdiği 22.05.2008 tarihli dilekçesinde ikrarı bulunduğunu belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haksız itirazının İcra Mahkemesince kaldırıldığını, taraflar arasında birden fazla ticari ilişki bulunduğunu, son ticari ilişkiden davalının müvekkiline 2.488,18 TL cari hesap bakiyesi kaldığını, bu miktar için takip yapıldığını, davalının icra dairesine verdiği dilekçe ile müvekkiline 5.600,00 TL borçlu olduğunu ikrar ettiğini bildirerek davanın reddine, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosyada bulunan çek kabul bordrosundan davacının davalıya 3.250,00 TL’lik çek verdiği, bu miktarın da icra dosyasında talep edilen toplam alacaktan fazla olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının Kadıköy 7.İcra Müdürlüğünün 2008/5441 Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, kötüniyet tazminatının şartları oluşmadığından bu husustaki talebin reddine karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında çekle yapılan ödeme konusunda her ne kadar çek kabul bordrosunda ve taraf beyanları arasında tutarlılık olmasa da davalı alacaklı çekle ödemeyi kabul ettiğinden bu ödeme yönünden bir çekişme bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık davalı alacaklının bu ödemeden daha fazla alacağının olduğunu ileri sürmesinde, davacı borçlunun da daha fazla borcu olduğunu kabul etmekle beraber çek dışında kalan bakiye borcunu 3000 TL olarak elden ödeyerek borçlu kalmadığı iddiasında toplanmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece, tarafların tacir olduğu gözetilerek ticari defterleri üzerinde uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu aracılığı ile inceleme yaptırılıp rapor alındıktan sonra ayrıca davacı borçlunun elden ödediğini iddia ettiği 3000 TL’yi ödediğini, usulüne uygun delillerle kanıtlamak zorunda olduğu gözetilerek bu yönde de delilleri toplanıp varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.