YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6553
KARAR NO : 2011/1530
KARAR TARİHİ : 09.02.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 7.12.2009
No : 157-693
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince hernekadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, isteğin miktar itibariyle reddine, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında direkt satış noktası sözleşmesi bulunduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranarak işleteceği işyerini dava dışı bir şirkete devrettiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini belirterek 5.000.-USD ceza-i şart alacağı ve 3.540.-TL.katılım payının temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin işyerini başka bir adrese naklettiğini, davacının bunu bildiğini, taraflar arasında yeni bir satış noktası sözleşmesi imzalandığını ve önceki sözleşmenin ortadan kaldırıldığını, davalının önceki sözleşmeye göre de tüm edimlerini ifa ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının işyerini başka bir firmaya devretmesinden ve 1.6.2006 tarihli ikinci sözleşmenin imzalanmasından çok sonra 5.4.2007 tarihli ihtarname ile 27.8.2002 tarihli sözleşmenin feshedildiği, bu hususun hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu, davalının sözleşmeye aykırı davranışından sonra bu hususu zımnen kabul edip sessiz kalması ve yaklaşık 2 yıl sonra sözleşmeyi feshederek talepte bulunmasının haklı ve yerinde olmadığı, M.K.nun 2.maddesine aykırı davrandığı, davanın haksız olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 27.08.2002 tarihli Direkt Satış Noktası Sözleşmesinin 7. maddesinde işletmeci olan davalının işyerini ve işletmesini kısmen de olsa başkasına satmamayı, devir etmemeyi, kiraya vermemeyi kabul ve taahhüt ettiği, davaLı işletmecinin sözleşmedeki yükümlülüklerinden her hangi birini yerine getirmemesi halinde davacı şirketin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceği ve davalı işletmecinin cezai şart olarak 5000 USD’yi ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği belirtilmiştir.
Dosyada yer alan tespit dosyası ve bilirkişi raporundan, 27.12.2005 tarihinden itibaren davalının faaliyet göstermesi gereken satış noktasında dava dışı 3. kişinin faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır. Bu durum davalının sözleşmedeki işyerini başkasına devretmeme taahhütüne aykırı davrandığını göstermektedir.
Mahkemece davacı tarafından sözleşmenin feshi ile cezai şart ve katılım payına ilişkin talepte bulunması hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmiş ise de, davacının BK 125 maddesi uyarınca 10 yıl olan alacak zamanaşımı süresi içerisinde her zaman bu talebini ileri sürmesinin mümkün olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 9.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.