Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3953 E. 2010/1526 K. 15.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3953
KARAR NO : 2010/1526
KARAR TARİHİ : 15.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin lehtar ve ciranta olduğu bono sebebiyle 2004 yılında kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan takipte, davalı alacaklının 06.02.2007 haciz gününe kadar hiçbir işlem yapmadığını, 2005-2006 ve 2007 yıllarında harç yatırmadan ve borçlulara yenileme muhtırası tebliğ edilmeden işlem yapıldığını, müvekkili açısından TTK.’nun 661-663 maddelerine göre 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, haciz tarihinden önce zamanaşımının bitmiş olduğunu, bu nedenle haciz sırasında ödeme taahhüdünün geçersiz bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin takibe konu bono nedeniyle 11.08.2005 tarihinden bu yana borcunun zamanaşımına uğraması sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı konuda İcra Hukuk Mahkemesince verilen kararların Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nce onandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı borçlunun İİK.’nun 33/a maddesine dayanarak menfi tespit davası açmasının yasal olanak olmadığını, davacı borçlunun İİK.’nun 33/ son hükmüne göre menfi tespit istemi değil, borcu ödedikten sonra İİK.’nun 72. maddesi uyarınca istirdat davası açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, aleyhinde bonoya dayalı olarak yapılan icra takibine karşı borçlu olmadığının tespitine dayalı olarak İİK.’nun 72. maddesine göre iş bu davayı açmıştır.
İİK.’nun 72. maddeye dayalı olarak açılan davalarda alacaklı veya borçlunun takip hukukuna ilişkin itirazları değil, borcun varlığına yönelik itirazlar incelenerek değerlendirilir. Somut olayda davalı alacaklı tarafından icra takibinin 1 yıl süre ile takipsiz bırakılmasının ve daha sonra yenilenmesinin borcun varlığı ile bir ilgisi olmayıp, icra hukukuna yönelik bir uyuşmazlıktır. Bu durumda mahkemece, davacının İİK.’nun 72. maddesi kapsamında takip dayanağı bono ile borçlu olup olmadığının tespiti gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.