Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7817 E. 2012/1726 K. 08.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7817
KARAR NO : 2012/1726
KARAR TARİHİ : 08.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davacılardan … Day.Tük.Mal.San.Tic.Ltd Şti ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirketin davalıdan alacağı mallardan doğacak borçlarına teminat teşkil etmek üzere diğer davacı … … üzerine kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, davalı tarafından müvekkilleri aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, davacı şirketin davalıya bir borcunun bulunmadığını, iş bu ipoteğin karz ipoteği olmadığını, teminat ipoteği olduğunu, İİK nun 149 maddesi gereğince ipotekli takiplerde icra emri gönderilmesi için kayıtsız şartsız bir para borcunun bulunması gerekeceğini, müvekkilinin cari hesap ya da kredi biçiminde işleyen bir ilişkiden borcu olmadığının defterler üzerinde yapılan incelemeler ile ortaya çıkacağını belirterek davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine % 40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 2001 yılında bayilik sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca müvekkili ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin 2004 yılı sonlarına kadar devam ettiğini, davacı şirketin 300.000 TL borç bakiyesinin ortaya çıktığını, davacıya ihtarname gönderilerek borcun ödenmesi gerektiğini, ödenmediği takdirde mevcut bayilik sözleşmesinin teminatı olarak diğer davacı tarafından verilen ipoteğin paraya çevrileceği hususlarının ihtar edildiğini, davacının borcunu ödememesi üzerine müvekkili tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını belirterek davasının reddine ve % 40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı yanca düzenlenen tüm faturaların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olup faturaların karşılığının ödendiğinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, bu itibarla davacıya ödemelere ilişkin yazılı belgesi yoksa yemin teklif edip etmeyeceği hususlarında kesin süre
verildiği, bu süre içinde davacı tarafından bir dizi çek fotokopisi sunularak bu çeklerin akıbetinin ilgili bankalardan sorulmasının talep edildiği, buna karşılık davalı yanca iddianın genişletilmesi kapsamında muvafakat edilmediği, kaldı ki tarafların defterlerinde bu çeklerin yer almadığı, çekler ile davalı alacaklının ilgisinin kurulamadığı gibi davalının çeklerde ciranta olarak gözükmediği, yemin teklif hakkı hatırlatıldıktan sonra bu yönde bir iddianın davanın uzamasına sebep olacağı gerekçeleriyle davanın reddine ve asıl alacağın % 40 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.