YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2973
KARAR NO : 2012/9160
KARAR TARİHİ : 30.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan satın aldığı mal karşılığı davalıya verdiği 3 adet çekten 2 adedini ödediğini, davalının ödenen çekleri iade etmeyerek tüm çekleri takibe koyduğunu belirterek müvekkilinin takip nedeniyle 5.535 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının sunduğu ödeme makbuzlarının takibe konu borca ilişkin olduğunu kanıtlayamadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı yan davalının … İcra Müdürlüğü’nün 2009/1654 sayılı dosyası ile yapılan takip nedeniyle 5.535,00 TL. asıl alacak, buna tekabül eden çek tazminatı, faiz ve komisyondan borçlu olmadığının tespitini istemiş, dava değeri olarak 5.535,00 TL. göstermiştir.
Yapılan yargılama sonucu mahkemece, davanın reddiyle asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm oluşturulmuş ise de, bu şekilde tazminat bakımından oluşturulan hüküm infazda tereddüt yaratacak biçimde olduğundan hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. Mahkemece yapılması gereken iş, davanın 5.535,00 TL. üzerinden açılan menfi tespit davası olduğu ve tümden reddedildiği gözetilerek dava değerinin % 40’ı üzerinden davalı yararına tazminata hükmedilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 30.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.