Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/1574 E. 2011/3035 K. 09.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1574
KARAR NO : 2011/3035
KARAR TARİHİ : 09.03.2011

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Şikâyetçi vekili borçlu…’in Yapı Kredi Bankası AŞ. ….. Şubesine yatan 15.477,79 TL’lik alacağının paylaştırılması için yapılan sıra cetvelinin hatalı olduğunu, eczacılıkla iştigal eden borçlunun doğacak alacakları için kurumlar nezdinde birinci sırada haciz koydurduklarını, alacağın kaynakta tutulması gerekirken her nasılsa bankaya aktarıldığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Şikâyet olunan banka vekili şikâyetin süresinde olmadığını, hacizlerinin birinci sırada olduğunu bildirerek şikâyetin reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi’nce şikâyetçinin Antalya Defterdarlığına 15.9.2008 günü haciz yazısı gönderttiği, şikâyet olunan bankanın ise mevduatın bulunduğu Yapı Kredi Bankası AŞ. ….. Şubesine gönderdiği haciz yazısının 2.12.2008 tarihinde haciz yazısı gönderttiği, şikâyetçinin para üzerindeki hakkının paranın bankaya gelmesinden önce doğduğu gerekçesiyle şikâyetin kabulüne ve sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm şikâyet olunan banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Üçüncü kişilerde hak ve alacakların ne şekilde haczedilebileceği İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 89 uncu maddesinde gösterilmiştir. Bu yola tevessül etmeden, sadece haciz tezkeresi ile konulan haciz aynı yasanın 88 inci maddesi kapsamında menkul haczi olarak nitelendirilebilir ve ancak mevcut bir hak ve alacak üzerine konulabilir; bir diğer ifade ile üçüncü kişi nezdinde doğacak (beklenen) alacakların tezkere yazılması suretiyle haczi mümkün değildir. Bu itibarla şikâyetçinin Antalya Defterdarlığı’na gönderttiği haciz tezkeresi ile borçlunun doğacak alacağına koydurduğu haczin hukuken geçerliliği bulunmamaktadır. Geçerli bir haczi olmayan alacaklının sıra cetveline yönelik şikayeti mesmu olmadığından, şikâyetin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 09.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.