YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11872
KARAR NO : 2011/14018
KARAR TARİHİ : 15.11.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 12.07.2010
Nosu : 479/510
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 02.09.2008 tarihinde elma alım-satım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya elma teslimi yaptığını, davalının da 50.000 TL peşinat ödediğini, müvekkili tarafından teminat senedi verildiğini, müvekkili tarafından senet karşılığı elma gönderilmesine rağmen davalı tarafından teminat senedine dayalı icra takibine girişildiğini belirterek müvekkilinin icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki alım satım sözleşmesi uyarınca davalıya 50.000 TL peşinat ödendiğini ve bunun karşılığında teminat senedi alındığını, davacının müvekkiline teslim ettiğini iddia ettiği elmanın sözleşmedeki yazılı cins, vasıf ve mahiyette olmadığının tespit edildiğini, durumun davacıya bildirildiğini, davacının ise uygun mamülü göndermeyi taahhüt etmesine rağmen göndermediği gibi aldığı peşinatı ödemediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının anlaşma gereği elma gönderdiği, fabrikaya gelen elmaların anlaşmaya uygun olmadığının şirket yetkilisi tarafından davacıya bizzat bildirildiği, davacının bu elmaların kendi namına buzhanede muhafazasını talep ettiği, elmaların anlaşmaya uygun olmadığı hususunun tespit raporu ve davacı tanığı beyanıyla da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
BK’nun 198.maddesi; “Alıcı kabz ettiği satılanın halini örf ve adete göre imkan hasıl olur olmaz muayene etmek borcu ile mükellef olup, satılanda satıcının tekeffül altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu derhal satıcıya ihbar etmesi lazım gelir.
Bunu ihmal ettiği halde satılanı kabul etmiş sayılır. Meğer ki satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp bulunsun.
Bu kabilden bir ayıp sonrada meydana çıkarsa derhal satıcıya ihbar edilmelidir. Aksi takdirde satılan bu ayıp ile beraber kabul edilmiş addolunur. “hükmünü içermektedir.
Anılan hüküm üzerinde durulup tartışılmadan, davalının ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı yönünde araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.