YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2235
KARAR NO : 2012/9306
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı yana gümrükleme hizmeti verdiğini ancak davalının fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasında süre gelen gümrükleme hizmeti işlerine ilişkin çalışma şekli gereğince gelen mal kaç kap olursa olsun bir gümrük beyannamesi açılıp, ithalat işlemlerinde her gümrük beyannamesi başına gümrükleme hizmet bedeli olarak 250,00 TL+KDV ödeneceği, yine gelen mal kaç kap olursa olsun bir antrepo giriş beyannamesi açılıp, ihracat işlemlerinde her gümrük beyannamesi başına gümrükleme hizmet bedeli olarak 150,00 TL+KDV ödeneceğini, her antrepo beyannamesi başına 100,00 TL+ KDV ödenmesi gerektiği halde, davacının anlaşmaya aykırı olarak gelen her mal için ayrı gümrük beyannamesi ve ayrı antrepo beyannamesi düzenleyip,bu şekilde fatura ettiğini, bu durumun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, alacağın likit bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacının, davalı şirkete gümrükleme hizmeti verdiği, bu nedenle davalıdan 3.060,71 TL alacaklı olduğu, takipten önce temerrüdün gerçekleşmediği, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK’nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun’un 19.maddesiyle HUMK’a eklenen Ek Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2011 yılı için 1.540,00 TL’dir.
Temyize konu edilen miktarın 65,92 TL olması nedeniyle 19.09.2011 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine, 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.