YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12270
KARAR NO : 2011/7740
KARAR TARİHİ : 09.06.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında faturaya dayalı olarak takibe geçtiğini, oysaki müvekkilinin fatura konusu alışverişin tarafı olmadığını, müvekkilinin abisi olan dava dışı …’e ait … Mobilya isimli işyerinde işçi olarak çalışırken, dava konusu malları, çalışan sıfatı ile teslim alıp belgeyi imzaladığını, faturaya da bu nedenle müvekkilinin ismi yazıldığını ve müvekkilinin yurt dışında olması nedeni ile takibin kesinleştiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 7.7.2006 tarihli faturada ve teslim fişinde belirtilen malzemelerin bizzat davacı tarafından müvekkilinin işyerinden teslim alındığını, ilgili belgeleri de bizzat davacının imzaladığını, davacının abisine ait olduğu iddia edilen işyerinin bizzat davacıya ait olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının dava dışı abisi …’in yanında sigortalı işçi olarak çalıştığının Sosyal Güvenlik Kurumunun ilgili yazısından anlaşıldığı dava konusu takip dayanağı fatura içeriği malların, dava dışı …’e ait işyerine alındığı, faturanın da bu kişi adına düzenlenmesi gerekirken, davacı adına düzenlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Takibe konu 7.7.2006 tarihli faturanın davacı takip borçlusu adına düzenlendiği görülmüştür. Ayrıca aynı tarihli ve davacı tarafından imzalanan yazılı belgede de davacı faturaya konu malları ve faturayı teslim aldığını, bedelin ise 27.8.2006 tarihinde ödeneceğini taahhüt etmiştir. Bu belgeler davacı tarafça da kabul edilmiş, ancak işyeri adına teslim alındığı ileri sürülmüştür. Bu durumda mahkemece yukarıda belirtilen 7.7.2006 tarihli fatura ve aynı tarihli yazılı belge üzerinde durulup, davacının sorumluluğu düşünülüp, tartışılmadan yanılgılı düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.