YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/721
KARAR NO : 2011/12442
KARAR TARİHİ : 12.10.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 22.04.2005 tarihli sözleşme ile 39.350,00 TL bedelle panelsan aldığını, davalıya duyduğu güven nedeniyle resmi sözleşme yapmadığını araç bedeli olarak davalıya 5.000 YTL peşinat verip her biri 6630 USD bedelli üç adet muhtelif tarihli çek ve 7.500 TL bedelli senet verip bedellerini ödeyip çekleri ve senedi iade aldığını, ancak davalının aracın devrini gerçekleştirmediğini ileri sürerek 60.610,00 YTL alacağın davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının müvekkiline taraflar arasındaki adi yazılı araç satış sözleşmesi gereğince verdiği üç adet çekin bedelini ödememesi üzerine çeklerin davacıya iade edildiğini, müvekkiline verilmiş herhangi bir senet bulunmadığını, aracı uzun süre kullanan davacının müvekkilinin imzasını taklit ederek ibraname düzenlediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacının satış sözleşmesi nedeniyle davalıya verdiği çeklerin ibraz edildiği anda ödenmediği, davacının çeklerin bedelini ödeyerek iade aldığına ilişkin yazılı delil sunamadığı, çeklerin, davacının elinde bulunmasının ödendiğini göstermekte ise de çeklerin taraflar arasındaki araç satış sözleşmesine tıpa tıp benzeyen renkli fotokopi sözleşme arkasında davacıya atfen atılan imza ile davacıya iade edildiği, bu imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılmasına karşın davacının yanında çalışan kişi tarafından bu belgenin getirilip imzasının alınarak çeklerin iadesinin sağlandığı, sözleşmenin aslının davacıda olmasına göre davacının bilgisi dahilinde sözleşmenin fotokopisinin çekilip ibraname düzenlendiğinden davacının bu belgedeki beyanları ile bağlı olduğu, davalıdan isteyebileceği alacak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece sözleşme arkasında düzenlenen ibraname gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de anılan ibraname altındaki imzanın davacının elinden çıkmayıp hakiki imzalarının model alınması suretiyle adına sahte olarak atıldığı 06.07.2007 tarihli bilirkişi raporuyla saptanmıştır. Yerel mahkemenin anılan bilirkişi raporuna rağmen belirtilen ibranameyi geçerli kabul ederek yazılı şikilde hüküm kurması isabetsiz olduğundan eksik incelemeye dayalı hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedene göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,peşin harcın istek halinde iadesine, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.