Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9198 E. 2011/4751 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9198
KARAR NO : 2011/4751
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili tarafından ciro yoluyla davalının bonoya istinaden davalılar hakkında başlatılan…cra Müdürlüğünün 2005/527 Esas takip dosyasının davalıların itirazı nedeniyle…cra Hukuk Mahkemesince, takibe konu bononun alacak kısmında iki farklı ibarenin bulunması sebebiyle alacağın miktar ve varlığının yargılamayı gerektirdiğini belirterek takibin iptaline karar verildiğini, konu üzerine…cra Müdürlüğünün 2006/276 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe başlandığını, bu takibin de davalıların itirazıyla durduğunu, müvekkilinin bonoyu ciro yoluyla aldığını ve yetkili hamil olduğunu, davalıların bonodaki imzalarını inkar etmediklerini bildirerek takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın süresinde açılmadığını,…cra Hukuk Mahkemesinin kararı ile takibe konu bono ile ilgili takibin iptaline karar verildiğini, ortada kesin hüküm bulunduğunu davacıya borçlarının kalmadığını, istenen faiz oranlarının yasal olmadığını bildirerek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre takip konusu belgenin bono vasfında olduğu, her ne kadar bono rakam ve yazı açısından farklı ibareler taşıyor gibi görünse de, bunun maddi hataya dayandığı, daha önceden yapılan takipte, davalılar tarafından 650 TL ödemede bulunulduğu, bütün yasal unsurları taşıyan bononun kombiyo senedi vasfında olmadığını kabul etmenin hakkaniyete aykırı olduğu ve kişilerin mağduruyetine sebep olacağı, senedin ciro yoluyla davacıya devredildiği, davacının yetkili hamil olduğu, dolayısıyla arada herhangi bir temel ilişki bulunmaksızın bonoyu düzenleyenlere başvurabileceği alacağın likit olduğu, bonodo faizin vade tarihinden itibaren işleyeceği, davalılardan …’ nın borcu olmadığı hususunda yemin etmiş ise de, yemin etme yükümlülüğü davalıya düşmediğinden, davalının yemin etmesinin davacı aleyhine değerlendirilmediği, davacının alacağını bono ile ispat ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 2.850 TL asıl alacak, 662.62 TL avans faizi üzerinden devamına, alacağın % 40 oranında inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir .

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, takipten sonrası için faize faiz yürütülmesine olanak sağlayacak biçimde hüküm kurulması BK 104/ Son maddesine aykırılık oluşturduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 11.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.