YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13691
KARAR NO : 2011/8684
KARAR TARİHİ : 28.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşılık davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı- karşılık davalı ile davalı- karşılık davacı ve davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl dava, davacı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Birleşen davalar ise kredi sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararların tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, ipotek veren … ve …’nun asıl borçlunun borcunu teminen değil kefaletlerinin teminatı olarak ipotek verdiği, bu davalılar için aynı gün hem ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile hem de genel haciz yolu ile takibe girişilmesinin İİK’nun 45 maddesine aykırı bulunduğu, bu davaya konu icra takibinin mükerrer takip olduğu, davalılar … ve …’nun yalnızca 4.700 TL limitli 10.10.1995 tarihli sözleşmede imzalarının bulunduğu, bu sözleşme kapsamında kredi kullanıldırılmadığı gerekçeleri ile yalnızca davalı kefil … Ltd. Şti. aleyhine benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, itirazın 19.039.50 TL’lik kısmının iptaline, 18.000 TL asıl alacağa takipten itibaren %165 oranında temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %40’ı oranındaki icra inkar tazmiatının bu davalıdan tahsiline, kredi sözleşmesinin haksız feshi söz konusu olmadığından birleşen davaların reddine karar verilmiş hüküm davacı banka vekili ile asıl davanın davalıları vekili ve birleşen davanın davacıları vekilince temyiz edilmiştir.
1-Yerel Mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda 2009/390E sayılı asıl dava yönünden hüküm kurulurken “asıl davanın, davalı … Ltd. Şti yönünden kısmen kabulü ile bu davalının Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 1998 /3464 sayılı icra takibine yönelik itirazının 19.039.50 TL’lik kısmının iptaline, 18.000.00 TL asıl alacağa takipten itibaren %165 oranında temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK’nun 67. maddesine göre hesaplanan 7.200 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine denildiği halde, gerekçeli kararda kısa kararın asıl dava ile ilgili birinci bendi aynen yazıldığı halde ikinci bendindeki “Diğer davalılar yönünden davanın reddine” bölümü yazılmamış ve böylece tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Bu hal HUMK’nun 381/2 maddesine aykırılık teşkil ettiğinden 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992 /4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere asıl dava yönünden kararın bozulması gerekmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,bu dosya ile birleştirilen Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/379 Esas, Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/567 Esas ve Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/541 Esas sayılı dosyaları hakkında verilen kararlarına yönelik olarak o dosyaların davacılarının vekili tarafından ileri sürülen ve yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan birleştirilen dosyalarla ilgili hükümlerin onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya ilişkin olarak taraf vekilllerinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkemenin 2009/309 Esas sayılı asıl davası yönünden verilen hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre asıl davada tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, asıl dava ile birleştirilen Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/379 Esas, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/567 Esas veAnkara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/541 Esas sayılı dosyaları hakkında verilen kararlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden anılan kararların ayrı ayrı ONANMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 28.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.