Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/546 E. 2011/3836 K. 24.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/546
KARAR NO : 2011/3836
KARAR TARİHİ : 24.03.2011

Davacı …..Finansal Kiralama A.Ş vek.Av…….le davalı ….. Müh.İml.Montaj A.Ş vek.Av…..arasında görülen dava hakkında İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 14.10.2009 gün ve 426-642 sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 07.10.2010 gün ve 1107-11001 sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı ile davalı arasında 22.06.2006 ve 08.11.2007 tarihlerinde 10822 yevmiye sayılı ve 34470 yevmiye sayılı Finansal Kiralama Sözleşmeleri imzalandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalının 13.01.2009 tarihi itibari ile sözleşmeden doğan finansal kiralama borcunu ödemediği için davacının 14.01.2009 tarihli ihtarnameyi gönderdiği, davalının verilen süre içinde ihtarnamede belirtilen kira borcunu ödediği davacının da kabulündedir.
Davacı, 23.3.2009 tarihli ihtarname ile davalının ilk ihtarnameden sonra muaccel hale gelen kira borçlarını da ödemediğini, bu nedenle sözleşmenin 18 ve 35 maddeleri gereği sözleşmeleri feshettiğini belirterek, finansal kiralamaya konu malların iadesini istemiş ve iş bu davayı açmıştır.
Davalı vekili, Finansal Kiralama Sözleşmesinin 18 ve 35 maddelerinin kanuna aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalının finansal kiralama bedelini verilen süreye rağmen ödemediğinden davanın kabulüne, Finansal Kiralama Sözleşmesine konu malların davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine yerel mahkeme kararı onanmış, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Somut olaydaki sorun Finansal Kiralama Sözleşmesinin 18 ve 35 maddelerine dayandırılan feshin 3226 sayılı Kanununun 23.maddesine uygun olup olmadığı ve anılan kanunun 23/2.maddesindeki çekilmezlik halinden neyin anlaşılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Anılan Kanunun 23/1.maddesinde kiracının kira parasını ödemede temerrüde düşmesi halinde verilecek süre sonunda ödenmemesi durumunda sözleşmenin feshedilebileceği, 23/2 fıkrası ise “Taraflardan birinin sözleşmeye aykırı harekette bulunduğu hallerde, bu aykırılık nedeniyle diğer tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği durumlarda, sözleşme feshedilebilir.”hükmünü içermektedir.Yasa gereği temerrüt, ihtar keşide etmeden ve belirtilen süreler verilmeden fesih sebebi olmamasına rağmen, sözleşme ile kira borcunun ödenmemesi halinde Kanunda belirtilen süreler verilmeden bu konunun fesih sebebi sayılmasının mümkün olup olmadığının tartışılması gerekmektedir.
Nitekim yasa taslağında leasing alanın bir yıl içinde leasing bedelinin ödenmemesi nedeniyle iki haklı ihtara muhatap olması durumunda Leasing Sözleşmesinin sona ereceği hükmü yer almakta iken, daha sonraki aşamalarda bu hükmün yasa metninden bilinçli olarak çıkartıldığı anlaşılmaktadır (Yrd.Doç.Atilla Altop, Finansal Kiralama Sözleşmesi 1990 sh.270-271).
Öte yandan Kanunun 23/2.maddesinde belirtilen çekilmezlik halinden kiracının kaç kez temerrüde düşmesi gerektiği anlaşılmamaktadır. Doktrinde de yasal düzenleme yapılmadıkça bu yola başvurulmasının sakıncalı olduğu kabul edilmektedir. FKK.’nun 27.maddesindeki hüküm de bu görüşü doğrulamaktadır.
Açıklanan bu yönler gözetildiğinde, davacının dayandığı sözleşmenin 18.maddesinde belirtilen fesih sebebinin 3226 sayılı Kanuna uygun olduğu kabul edilemez.
Bu durumda çekilmezlik halinden neyin anlaşılması gerektiği karar yerinde tartışılmadan salt kira bedelinin ödenmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2010/1107-11001 karar sayılı 07.10.2010 tarihli onama kararının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile peşin harcın istek halinde iadesine, 24.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.