Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/26965 E. 2012/37851 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26965
KARAR NO : 2012/37851
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili, bayram tatili, fazla mesai ve yıllık izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin ekonomik kriz gerekçesiyle işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem , ihbar tazminatları ile fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının eşi adına kurduğu işyerinde çalışmak için kendinin ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yargıtay Bozma İlamı:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalının temyizi üzerine Dairemizin 19.12.2008 tarih ve 2007/34772 E , 2008/34278 K sayılı ilamı ile davacının SSK hizmet döküm cetveli incelendiğinde başka işyerleri tarafından da prim ödemesi yapıldığının görüldüğü, mahkemece bu işyerlerinin davalı ile bağlantısı olup olmadığı araştırılmadan kesintisiz çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
D) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamı usul ve yasaya uygun bulunduğundan uyulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
E) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, hükmün yasanın aradığı koşulları taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, Mahkemece duruşmada tefhim edilen hüküm sonucunda yargılama giderlerinin gerekçeli kararda değerlendirilmesinin yazıldığı, ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında kabullerden sonra “Davacı tarafından bu dosya ile yapılan …..verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı…….” denildiği, vekalet ücreti, masraflar ve harç hakkında hüküm kurulmadığı görülmüştür.
Bu nedenle, hüküm fıkrasının yasada belirtilen şekilde açık olmadığı anlaşıldığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
G) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.